Ülkemizde program geliştirme çalışmaları cumhuriyetin kuruluşundan itibaren yapılmaktadır. Eğitim sistemiyle ilgili ilk temel düzenleme de 3 Mart 1924 tarihli Tevhid-i Tedrisat Kanunu’dur. Bu kanunla öğretim ilkelerinde birlik sağlanmış, ülkedeki tüm okullar devletin yönetimine, işletimine ve denetimine alınmış, dini esaslara dayalı eğitim anlayışı terk edilmiş, tüm vatandaşlara eğitim görme hakkı verilerek ilköğretim zorunluluğu getirilmiş, eğitim – öğretim devlet tarafından parasız olarak yürütülmüş, eğitime devlet bütçesinden pay ayrılmış ve din eğitimini yapmak üzere İlahiyat Yüksek Mektebi ile imam hatip okulları açılması kararlaştırılmıştır.

1961 tarihli İlköğretim ve Eğitim Kanunu’nda (222 Sayılı Kanun) okulların statüleri, türleri ve eğitim – öğretimin işleyişi düzenlenmiştir.

1973 tarihli Milli Eğitim Temel Yasası (1739 Sayılı Kanun) ile Türk eğitim sistemi örgün eğitim ve yaygın eğitim olmak üzere iki alt sisteme ayrılmış ve genel amaçlarla temel ilkeler belirlenmiştir.

1992 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Kanunu (3797 sayılı kanun) ile Milli Eğitim Bakanlığı Merkez örgütü, taşra örgütü ve yurtdışı örgütü olarak üç birimden oluşturulmuştur.

Çağdaş anlamda yapılan en kapsamlı programlama ise 2005 yılında olmuştur. 2005 İlköğretim Programlarının vizyonu şöyledir: “Atatürk ilkeleri ve inkılaplarını benimsemiş, temel demokratik değerlerle donanmış, bireysel farklılıkları ne olursa olsun araştırma – sorgulama, eleştirel düşünme, problem çözme ve karar verme becerileri gelişmiş; yaşam boyu öğrenen ve insan haklarına saygılı, mutlu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları yetiştirmek.”

Yeni ilköğretim programlarının geliştirilmesinde özellikle öğrenci merkezli öğrenme anlayışına uygun olarak yapılandırmacı yaklaşım ve çoklu zeka kuramı etkili olmuştur. Bu programlar bireysel, ekonomik, tarihsel – kültürel ve toplumsal temellere dayalı olarak hazırlanmıştır. 2005 yılında kullanılmaya başlanan ilköğretim programlarının referans çerçeveleri şöyledir:

  • Ülkemizin tarihsel, kültürel, sosyal, ahlaki birikimini ve kalıtımını motivasyon kaynağı olarak görür ve Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti projesinin gelişerek devamlılığı ilkesini birinci referans noktası olarak ele alır.
  • Dünyada yaşanan tüm değişimleri ve gelişmeleri ikinci referans noktası olarak alır.
  • Türkiye, Avrupa Birliği’ne üye olmayı hedefleyen bu konuda gerekli kanunları çıkaran ve adımları atan bir ülke olarak tüm çalışmalarını bu doğrultuda yönlendirmiştir. Bu nedenle üçüncü referans noktası olarak Avrupa Birliği normlarını, hedeflerini ve eğitim anlayışını kabul eder.
  • Ülkemizin mevcut eğitim özelliklerinin belirlenmesi, başarı ve başarısızlıkların değerlendirilmesini ve ortaya çıkan sonuçları dördüncü referans olarak kabul eder.

2005 yılında kullanılmaya başlanan ilköğretim programlarının özellikleri şöyledir:

  • Öğrenmede bilişsel ve yapılandırmacı öğrenme yaklaşımlarını dikkate almıştır.
  • İçeriğin düzenlenmesinde sarmal programlama anlayışını esas almıştır.
  • Değerlendirmede çağdaş değerlendirme yaklaşımları da dikkate alınmış ve öğrenme süreçlerinin değerlendirilmesini önemsemiştir.
  • Derslerin eğlenceli, hayatın içinde ve kullanılabilir olmasına, bilgi ve becerilere öncelik verilmiştir. Öğretmenlerin görevi sadece öğrencileri yönlendirmektir.
  • Türkçeyi severek ve istek duyarak okuma – yazma alışkanlığı edinmelerini öngörmüştür.
  • Programın yapısı, değişikliklere dinamik bir biçimde uyum sağlayabilecek kadar esnektir.
  • Okuma – yazma öğretiminde “ses temelli cümle yöntemi”ni benimsemiştir.
  • Birinci sınıftan başlayarak “bitişik eğik yazı” kullanma zorunluluğunu getirmiştir.
  • Öğretim programları, uluslar arası kıyaslama yapılarak bütünsel olarak ele alınmıştır.
  • Öğretim programları sekiz yıllık kesintisiz ilköğretime uygun hale getirilmiştir.
  • Dünya ile entegrasyon ve AB standartları dikkate alınmıştır. Tüm dersler için 8 ortak beceri saptamıştır.
  • Dersler sınıf seviyelerine göre kavram analizlerine tabi tutulduğu gibi dersler arası karşılaştırmalar da yapılmış ve tüm dersler birbiriyle ilişkilendirilmiştir. Yani mihver ders anlayışı terk edilmiştir (önceden 1., 2. ve 3. sınıflarda hayat bilgisi, 4. ve 5. sınıflarda fen bilgisi ve sosyal bilgiler dersleri mihver derslerdi.
  • Programlara ara disiplinler yerleştirilmiştir.
  • Davranış ifadesi yerine bilgi, beceri, anlayış ve tutumları içerecek şekilde “kazanımlar” ifadesi kullanılmıştır.
  • Düşünme süreçlerinde karşılıklı nedensellik ilkesi ve çoklu sebep – çoklu sonuç anlayışı öne çıkarılmıştır.
  • Programlar etkinliklerle zenginleştirilerek daha çok öğrenci merkezli hale getirilmiştir.
  • Çeşitli sembollerden de yararlanılarak programa açıklamalar kısmı yerleştirilmiştir.
  • Ölçme ve değerlendirmede sonuçlar birlikte süreci de dikkate alan bir anlayışı benimsemiştir.
  • Türkçeye duyarlılık, tüm derslerin ana becerisi haline getirilmiştir.

Yeni ilköğretim programı ile öğrencilere kazandırılacak beceriler şunlardır:

            Eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme, araştırma, iletişim, problem çözme, bilgi teknolojilerini kullanma, girişimcilik, Türkçeyi doğru, etkili ve güzel kullanma, karar verme, kaynakları etkili kullanma (zaman, para ve materyal kullanma, bilinçli tüketici olma, çevre bilincini geliştirme ve çevredeki kaynakları etkili kullanma, planlama ve üretim), güvenlik ve korunmayı sağlama (sağlık güvenlik kurallarına uyma, doğal afetlerden korunma, trafikte güvenliğini sağlama, hayır diyebilme, sağlığını koruma), öz yönetim becerileri (etik davranma, eğlenme, öğrenmeyi öğrenme, amaç belirleme, kendini tanıma ve kişisel gelişimini izleme, duygu yönetimi, kariyer planlama, sorumluluk, zamanı ve mekanı doğru algılama, katılım, paylaşım, işbirliği ve takım çalışması yapma, liderlik, farklılıklara saygı duyma), bilimin temel kavramlarını tanıma (değişim, etkileşim, neden – sonuç ilişkisi, değişkenlik / benzerlik, karşılıklı bağımlılık, süreklilik, korunum), temalarla ilgili temel kavramları tanıma.

Yeni ilköğretim programı ile öğrencilere kazandırılacak kişisel nitelikler şunlardır: Özsaygı, özgüven, toplumsallık, sabır, hoşgörü, sevgi, saygı, barış, yardımseverlik, doğruluk, adalet, yeniliğe açıklık, vatanseverlik, kültürel değerleri koruma ve geliştirme.