Eğitim Durumu (Öğrenme Yaşantıları) Konu Anlatım ve Soru Çözüm Videosu

Bireyi etkileme gücüne sahip tüm dış şartlar ya da uyaranlar, öğretim stratejileri, yöntemleri, teknikleri, öğretim zamanını, sınıf yönetimini, öğrenme ortamının özelliklerini, araç gereçleri, materyalleri, öğretim hizmetinin niteliğini etkileyen değişkenleri değerlendirmeyi içerir.

Eğitim durumları program geliştirme çalışmalarının süreç boyutunu oluşturur. Bu süreç “Nasıl öğretelim?” sorusuna yanıt arar. Öğrenci için dış çevre koşullarının oluşturulması olarak da düşünülebilecek eğitim durumları hangi yöntemle, hangi eğitim ortamında, hangi araç – gereçle ve hangi personelle ulaşılacağının belirlenmesi işidir. Eğitim durumları, hedef davranışlara ve içeriğe göre seçilir ve düzenlenir. Öğrencinin öncelikle hazırbulunuşluk düzeyi dikkate alınır. Öğrencinin ilgi ve ihtiyaçları da dikkate alınır. Öğrenci ihtiyaçlarına göre hazırlanan bir etkinlik güdüyü yani öğrenmeye istekliliği arttırır. Öğrencilerin dikkatini çekmek için yapılan bir etkinlik aynı zamanda öğrenmeye güdülemeyi sağlar. Örneğin derse araç gereçle girme ya da ilginç bir olay anlatma öncelikle dikkati çeker, aynı zamanda öğrenmeye güdüler. Bununla beraber öğrencileri güdülemek için yapılan bir etkinlik aynı zamanda dikkati de çeker. Örneğin dersin konu başlıklarını ya da hedef – davranışlarını açıklamak öncelikle güdüler aynı zamanda dikkati çeker. Dikkat çekme, güdülemeyi de içerisine alan genel bir kavramdır.

Soru – cevap etkinliği, dersin başında kullanılıyorsa temel amaç önkoşul bilgileri sağlamaktır. Dersin işleniş (etkinlikler) bölümünde kullanılıyorsa temel amaç öğrencileri derse katmaktır. Dersin sonuç bölümünde kullanılıyorsa temel amaç dersin (öğretimin) eksikliklerini belirleme, giderme ve öğretimin etkinlik derecesini belirlemektir.

Eğitim durumlarının seçilip düzenlenmesinde uyulması gereken bazı ilkeler vardır:

  1. Eğitim durumları hedefle ilgili olmalıdır. Hedefe ulaşılabilmesi için öğrenciye, hedefte belirlenen davranışları yapma olanağı verilmelidir.
  2. Eğitim durumları öğrenci düzeyine uygun olmalıdır. İstenilen davranış öğrencinin gücünün üstünde olursa, öğrenci başarısızlık duygusuna kapılabilir. Öğrencinin gücünün çok altındaki bir davranışı yapmak da, bilinenin tekrarlandığı düşüncesiyle, öğrencinin ilgisini köreltebilir.
  3. Eğitim durumları hem birden çok hedefe hizmet etmeli hem de istenmeyen sonuçlar ortaya çıkarmaktan uzak olmalıdır. Matematikte problem çözme gücü hedefini gerçekleştirmeye yönelik bir eğitim durumu, asıl maksadının yanında, öğrencide matematiğe karşı bir ilgi ve sevgi de uyandırabilir; ya da tam tersine matematiğe karşı bir ilgisizlik ve olumsuz bir tutum da geliştirebilir.
  4. İçeriğin doğasına uygun olmalıdır. İçeriğin doğası kullanılacak yaklaşım, model, yöntem ve teknikleri, öğretim materyallerini ve öğretim ortamının özelliklerini ve değişkenlerini etkilemektedir.
  5. Ekonomik olmalıdır. Öğrenme ve öğretme yaşantıları araç, gereç, süre ve maliyet açısından ekonomik olmalıdır. Öğrenme yaşantıları birden fazla davranışı gerçekleştirici nitelikte olmalıdır.
  6. Öğrenme ve öğretme ilkelerine uygun olmalıdır.
  7. Tutarlı (kaynaşık) olmalıdır. Eğitim durumlarında oluşturulan yaşantılar birbiriyle tutarlı olmalı ve birbirini desteklemelidir. Dikey kaynaşıklık, tekrarlanabilirliktir, aşamalılıktır. Yatay kaynaşıklık, başka yaşantılarla dayanışlılıktır.

Bir derste yapılması gereken başlıca öğretim etkinlikleri:

  1. Dikkat çekme: Öğretmen dersin başında öğrencilerin dikkatini konuya ve kazandırılacak davranışlara çekmek için olgu, olay, anı, espri, fıkra, şarkı söyleme vb. davranışlar sergilemelidir.
  2. Güdüleme: Hangi konu olursa olsun, öğrencilerin niçin öğrenmek zorunda oldukları, bir tartışma ortamı açılarak öğretmen ve öğrencilerle birlikte ortaya konulmalıdır.
  3. Gözden geçirme: Derste kazandırılacak hedef ve hedeflerle ilgili davranışlar öğrenciye sunulur yani hedef davranışların ne olduğu söylenir.
  4. Geçiş: Dersin geliştirme bölümüne geçmeden önce davranışların kazandırılması sırasında öğretmence düzenlenmiş olgu, olay, anı, levha, tablo, harita gibi araç – gereçlerin sunulduğu, açıklamaların yapıldığı basamaktır.

Eğitim Durumunu Etkileyen Değişkenler

Eğitim durumunu etkileyen değişkenler, öğretim hizmetinin kalitesini belirler. Bu değişkenler Bloom’un Tam Öğrenme Modelinde öğretim hizmetinin niteliğini etkileyen değişkenlerdir.

  1. Etkin Katılım: Öğretmenin görevi, öğrencinin eğitim durumlarıyla aktif biçimde etkileşimde bulunmasını sağlamaktır. Öğrencinin aktif bir biçimde öğrenme çabasına girmesiyle gerçekleşir. Etkin katılım arttıkça, güdülenme ve kalıcılık artar.
  2. İpucu: Öğrencilerin davranışta bulunmalarına yardımcı olan uyaranlardır. Öğrencilere öğretme – öğrenme sürecinde neleri, nasıl ve niçin yapacaklarını gösteren işaret ve açıklamaların sunulmasıdır. bu amaçla yararlanılan sözlü ve yazılı hedef ifadeleri, söz, yazı veya işaretle yapılan uyarılar, model ve somut örnekler öğrenciye gösterilebilir.
  3. Pekiştirme: Pekiştirme bir davranışın görülme sıklığını arttırır. Öğrenciler beklenen davranışı gösterdikleri zaman uygun pekiştirmeler yapılarak hedef davranışlar öğrencilere etkin bir şekilde kazandırılmaktadır. Önemli olan uygun pekiştireçlerin belirlenip, istendik davranıştan hemen sonra verilmesidir.
  4. Geribildirim ve Düzeltme: Öğrenmelerin sonucunda geribildirim ve düzeltme verilmesi de bu süreçte çok önemlidir. Bu sayede tam ve doğru öğrenme sağlanabilir. Geribildirim öğrenciye sadece yanlışını ya da eksiğini hissettirmekteyken, düzeltme yanlışı veya eksiği giderir. Geri bildirim sadece öğrenci davranışının doğru ya da yanlış olduğunu söyler, düzeltme öğrencinin aynı zamanda nerede yanlış yaptığını ifade eder. Bazı kaynaklarda iki kavram geribildirim (dönüt) olarak ele alınmıştır.

Tyler’a göre öğrenme yaşantılarını düzenlemede aşağıdaki ilkelere dikkat edilmelidir:

  1. Süreklilik ilkesi: Öğrenme yaşantılarını düzenlerken aşamalı tekrarlara yer verilmelidir.
  2. Sıralama ilkesi: Öğrenme yaşantılarının düzenlenmesi, sıralı bir gelişim içermeli ve her yeni yaşantı bir öncekinin üzerine inşa edilmelidir. Yani basitten karmaşığa, somuttan soyuta, bilinmeyenden bilinmeyene.
  3. Bütünleştirme ilkesi: Öğrenme yaşantıları, programın diğer ögeleriyle ilişkili olmalıdır. Böylece yatay bir ilişki kurulur.

Eğitim Durumu (Öğrenme Yaşantıları) Konu Anlatım ve Soru Çözüm Videosu

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here