Rehberlik ve Psikolojik Danışma Konu Anlatım Videoları

         Özel eğitim gerektiren birey, çeşitli nedenlerle bireysel özellikleri ve eğitim yeterlikleri açısından akranlarından beklenilen düzeyden anlamlı farklılık gösteren bireyler olarak tanımlanır. Özel eğitim hizmetleri yönetmeliğine göre, bireyin eğitsel değerlendirme ve tanılaması RAM’da oluşturulan özel eğitim değerlendirme kurulu tarafından nesnel, standart testler ve bireyin özelliklerine uygun ölçme araçlarıyla yapılır. MEB Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Özel Eğitim Hizmetleri Tanıtım El Kitabına göre özel eğitim gerektiren bireyler şunlardır:

            Zihinsel yetersizlik: 18 yaşından önce ortaya çıkan zihinsel işlevler ile kavramsal, sosyal ve pratik uyum becerilerinde anlamlı sınırlılıklar görülen yetersizlik durumudur.

            Hafif düzeyde zihinsel yetersizlik: Bireyin eğitim dönemi içinde, sınırlı seviyede destek eğitim hizmetleri ve özel düzenlemeler ihtiyacı olması durumudur (55 – 69).

            Orta düzeyde zihinsel yetersizlik: Bireyin temel akademik, günlük yaşam ve iş becerilerinin kazanılmasında yoğun özel eğitim ihtiyacı olması durumudur (40 – 54).

            Ağır düzeyde zihinsel yetersizlik: Bireyin öz bakım becerilerinin öğretim de dahil olmak üzere yaşam boyu süren, yaşamın her alanında tutarlı ve daha yoğun özel eğitim ve destek hizmet ihtiyacı olması durumudur. Bağımlı çocuklardır (25 – 39).

            Çok ağır düzeyde zihinsel yetersizlik: Bireyin zihinsel yetersizliği yanında başka yetersizlikleri bulunması nedeniyle öz bakım, günlük yaşam ve temel akademik becerilere sahip olmamasından dolayı yaşamı boyunca bakım ve gözetim ihtiyacı olması durumudur. Tam bağımlı çocuktur (24 ve altı)

            Üstün veya Özel Yetenek: Zeka, yaratıcılık, sanat, spor, liderlik kapasitesi veya akademik alanlarda akranlarına göre üst seviyede performans gösterme durumunu açıklar. Zeka ölçeği sonuçlarına göre 110 – 130 arasındaki çocuklar üstün zekalı ve yetenekli olarak kabul edilmekle birlikte, normal eğitimden yararlanmasında herhangi bir uyum sorunu ortaya çıkmamaktadır. Ancak 130 ve daha üstü zeka seviyesine sahip çocukların, mevcut eğitim sistemiyle potansiyellerine ulaşması mümkün gözükmemektedir. Ayrıca bu çocuklar, mevcut eğitim sisteminde büyük uyum sorunları yaşamaktadırlar. Bu çocukların küçük yaştan itibaren sözcük dağarcığının üst düzeyde olduğu, uzun cümleler kurup akılcı cevaplar verebildikleri bilinmektedir. Ayrıca kolayca tatmin olmayan bu çocuklar, mükemmeli arar ve liderlik özellikleri vardır.

            İşitme yetersizliği: İşitme duyarlılığının kısmen veya tamamen yetersizliğinden dolayı konuşmayı edinmede, dili kullanmada ve iletişimde güçlük nedeniyle bireyin eğitim performansının ve sosyal uyumunun olumsuz yönde etkilenmesi durumudur.

            Görme yetersizliği: Görme gücünün kısmen veya tamamen yetersizliğinden dolayı, bireyin eğitim performansının ve sosyal uyumunun olumsuz yönde etkilenmesi durumudur.

            Ortopedik yetersizlik: İskelet, kas ve eklemlerdeki hastalık, bozukluk ve yetersizlikten dolayı, bireyin eğitim performansının ve sosyal uyumunun olumsuz yönde etkilenmesi durumudur.

            Dil ve konuşma güçlüğü: Sözel iletişimde farklı seviye ve biçimlerde ortaya çıkan aksaklıklar ve düzensizlikler nedeniyle dili kullanma, konuşmayı edinme ve iletişimdeki güçlüklerin, bireyin eğitim performansı ve sosyal uyumunu olumsuz yönde etkilemesi durumudur.

            Konuşma bozukluğu: Artikülasyon ya da eklemleme bozukluğu (damak, dişler ve yutakla dudağın hatalı konum ve etkileşimi nedeniyle çocuğun seslerin yerini değiştirmesi, ses eklemesi, sesi bozması) durumudur. Kekemelik, konuşma seslerinin istem dışı uzatılması, yersiz duraklamalar durumudur. En önemli nedeni baskı ve korkudur. Ses bozukluğu da C, S, Ş, R, ve Z harflerinin atlanarak, kelime telaffuzlarında yapılan hatalardır.

            Özel öğrenme güçlüğü: Dili yazılı ya da sözlü anlamak ve kullanabilmek için gerekli olan bilgi alma süreçlerinin birinde veya birkaçında ortaya çıkan ve dinleme, konuşma, okuma, yazma, heceleme, dikkat yoğunlaştırma ya da matematiksel işlemleri yapmada yetersizlik nedeniyle bireyin eğitim performansının ve sosyal uyumunun olumsuz yönde etkilenmesi durumudur. Öğrenme güçlüğü çeken çocuklar günümüzde MEB’na bağlı normal okullarda eğitim görmektedir. Özel ilgi ve destek verilen öğrenciler ilköğretimi, liseyi ve hatta üniversiteyi bile bitirebilirler. Öğrenme güçlüğünün temelinde çoğu zaman güvensizlik duygusu yatar. Öğretmen samimi, sempatik ve yargısız yaklaşımıyla da çocukların kendilerini sınıf içinde rahat ve güven içinde hissetmelerini sağlayarak olumlu pekiştireçler yardımıyla bu tür çocukların öğrenmelerini gerçekleştirmeye çalışmalıdırlar.

            Özür (Yetersizlik) ve Engel Ayrımı:

            Özür, bedenin belli bir  bölümünün ya da organının işlevlerini yeterince yerine getirememesi durumudur. Özre bağlı olarak kişi, çoğu kişinin duyduğu gibi duyamayabilir, göremeyebilir ya da öğrenemeyebilir.

            Engel, özürlü bireyin toplumsal yaşamın gereklerini yerine getirmede karşılaştığı sınırlılıklardır. Bu sınırlılıklar, bireyin toplumsal yaşamını (örneğin eğitim ya da iş yaşamı) sınırladığı zaman, birey yalnızca özürlü olmakla kalmaz aynı zamanda engelli de olur.

            Özürlü bir birey, örneğin gözleri görmeyen bir birey, eğer eğitim ortamında, günlük yaşamda ve iş yaşamında herhangi bir sınırlamayla karşı karşıya değilse, bu birey engelli değildir. Diğer yandan özürlü bir birey, belli ortamlarda engelli olabilirken, başka ortamlarda engelli olmayabilir. Özürlü – engelli oluş nedenleri şunlar olabilir:

  • Doğum öncesinde oluşan nedenler: Genetik, kromozomal, çevresel, diğer nedenler.
  • Doğum anında oluşan nedenler: Erken doğum, oksijen yetmezliği.
  • Doğum sonrasında oluşan nedenler: Beden sağlığı, eğitsel, duygusal ve toplumsal nedenler.

Özel Eğitim Hizmetleri Kurulunun Görevleri

  • İldeki RAMların, özel eğitim kurumlarının, kaynak odalarının, özel eğitim ve hazırlık sınıflarının, yönetici, öğretmen, destek hizmet personeli, usta öğretici, memur, yardımcı hizmetler sınıfı gibi her türlü personel gereksinimini, okul ve kurum dışından görevlendirilecek personeli belirler.
  • Öğretim yılı başında düzenlenen bir program dahilinde; zihin, beden, duygu ve sosyal yönden farklılık gösteren, öğrenme yetersizliği olan bireyleri belirlemek amacıyla, örgün ve yaygın eğitim kurumlarında yapılacak taramalar ve evde eğitim programları için; RAMda oluşturulacak eğitsel tanılama, izleme ve değerlendirme ekibinin gerekli personel, araç – gereç, taşıt gibi her türlü gereksinimini karşılayarak, taramaların ve eğitim programlarının sağlıklı bir şekilde yürütülmesini sağlar. Erken tanı ve müdahale için, anaokulları ve ana sınıflarında yapılacak taramaları öncelikle planlar ve bunların uygulanmasını sağlar. Ekibin sunduğu yöneltme kararlarını değerlendirir, gerekli özel eğitim önlemlerini alır.
  • İldeki kaynaştırma uygulamaları yapılacak okul, kaynak oda, hazırlık ve özel eğitim sınıfları gereksinimini belirler ve açılması için gerekli önlemleri alır.
  • Özel eğitim gerektiren bireylerin, yöneltme raporu çerçevesinde, kaynaştırma uygulamalarına, özel eğitim sınıflarına veya özel eğitim kurumlarına yerleştirilmesi kararını alır.
  • Evde eğitim sürdürülen öğrenciler için gezerek özel eğitim görevi verilen öğretmenlerin görev dağılımını yapar.
  • Personel yetiştirilmesi amacıyla görev alanlarına göre, uygun hizmet içi eğitim kursları açılmasını sağlar.
  • Özel eğitimle ilgili yayın ve kaynakları araştırır, inceler, gerekli görülen yayın ve kaynakların özel eğitim okul ve kurumlarına dağıtımını sağlar.
  • Özel eğitim hizmetlerinin sürdürülmesinde araştırmalara esas olacak istatistiki bilgileri toplar, değerlendirir ve kullanılmaya hazır hale getirir.
  • Erken tanı ve müdahale için sağlık ve sosyal hizmet kurum ve kuruluşları ile diğer ilgili tüm kurumlarla işbirliği yapar.
  • Aile eğitim programlarını başarı ile bitirmiş gönüllü aileler ile üniversitelerin özel eğitim, çocuk gelişimi ve eğitim bölümlerinde okuyan 2, 3 ve 4. sınıf öğrencilerinden gönüllü olanların; aile eğitimi, erken çocukluk dönemi eğitimi, özel eğitim desteği gibi çalışmalara görevli personel ile birlikte katılmaları için gerekli eş güdümü sağlar.

Özel Eğitimin Temel İlkeleri

  • Özel eğitim gerektiren tüm bireyler, ilgi, istek, yeterlilik ve yetenekleri doğrultusunda ve ölçüsünde özel eğitim hizmetlerinden yararlandırılır.
  • Özel eğitim gerektiren bireylerin eğitimine erken yaşta başlanır.
  • Özel eğitim hizmetleri, özel eğitim gerektiren bireyleri sosyal ve fiziksel çevrelerinden mümkün olduğu kadar ayırmadan planlanır ve yürütülür.
  • Özel eğitim gerektiren bireylerin, eğitim performansları dikkate alınarak, amaç, içerik ve öğretim süreçlerinde uyarlamalar yapılarak, yetersizliği olmayan akranları ile birlikte eğitilmelerine öncelik verilir.
  • Özel eğitim gerektiren bireylerin, her tür ve kademedeki eğitimlerinin kesintisiz sürdürülebilmesi için her türlü rehabilitasyonlarını sağlayacak kurum ve kuruluşlarla işbirliği sağlanır.
  • Özel eğitim gerektiren bireyler için, bireyselleştirilmiş eğitim planı geliştirilir ve eğitim programları bireyselleştirilerek uygulanır.
  • Ailelerin, özel eğitim sürecinin her boyutuna aktif olarak katılmaları ve eğitimleri sağlanır.
  • Özel eğitim politikalarının geliştirilmesinde, özel eğitim gerektiren bireylere yönelik etkinlik gösteren sivil toplum örgütleri ile işbirliği içinde çalışılır.
  • Özel eğitim hizmetleri, özel eğitim gerektiren bireylerin, toplumla etkileşim ve karşılıklı uyum sağlama sürecini kapsayacak şekilde planlanır.

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Konu Anlatım Videoları

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here