Kişilerin neye güldükleri ve neyi komik buldukları da zaman içinde farklılık gösterir. Komik olan şey, ona göre bir tutarsızlıktır. Beklenmedik durumlar tutarsızlığa yani bilişsel senaryolara aykırılığa işaret ettikleri için komik bulunurlar. Kişilerin olay veya nesnelerle ilgili olarak zihinlerinde taşıdıkları olay örgüsüne aykırı bir durumla karşılaşıldığında kişi önce gerilir ve korkar çünkü beklenmeye bir durumla karşılaşmıştır. Ancak korku her zaman yerinde bir davranış olmaz, bazen beklenmedik bir davranışla karşılaşıldığında korkulacak bir durum yoktur. Korkulacak durumun olmadığı anlaşılınca gevşeme ve gülme meydana gelir.

            Gerçek anlamda mizah çocuk iki yaşına girince başlamaktadır. Bu durum çocuğun “mış gibi yapma yeteneğini kazanması” olarak açıklanır. Bu durum Piaget’nin sembolik oyun kavramına benzer.

Mizah duyguları en gelişmiş çocuklar, çatışma dolu ailelerden gelmektedir.

             Espri, bilişsel senaryoya aykırı ama tehlikesiz olduğu anlaşılan durumdur. Tutarsızlık tek başına mizah için yeterli değildir. McGhee, espri veya komikliğin ortaya çıkabilmesi için kişinin onu algılayabilecek zihinsel kapasite ve yeterliğe sahip olması gerekliliğini vurgulamaktadır. Mizah gelişimi ile ilgili aşamalar:

  1. Evre: Nesnelere karşı tutarsız davranışlar (1 – 2 yaş):

Bir nesnenin sanki başka bir nesneymiş gibi kullanılmasıyla başlar. Nesnelere uygun olmayan biçimlerde davranılmasını ifade eder. Çocuk bir küpü alıp telefon gibi konuşur, ardından telefonu kapatır gibi yapar ve güler. Çocuk, nesnelerin özelliklerini kavrama aşamasındadır ve bunu yaparken başarısının farkına vararak kendini pekiştirmektedir.

  • Evre: Nesnelerin, olayların ve insanların tutarsız olarak adlandırılması (3 – 4 yaş):

Dilin edinilmeye başlaması ve sözcük dağarcığının biraz gelişmesiyle ortaya çıkar. Çocuk, bilerek yanlış ad takılmasını komik bulur. El, ayak denmesi gibi. Çocuk eğer o nesne veya kişiyi tam olarak özümsemiş değilse, ad konusunda ısrarcı olur, hatta doğru ad kullanılması için kavga eder.

  • Evre: Kavramsal tutarsızlık (5 – 6 yaş):

Çocuklar uyaklı sözcükler bulmaktan ve anlamsız sözcükler üretmekten keyif alırlar. Gerçekliğe uyum sağlamaya çalışan çocuğun gerçeği çarpıtmaları böyledir. Özürlü kişilere bakıp gülmeleri, kafiyeli sözcükler bulup tekrarlamaları, konuşan kurbağa, kurabiye canavarı gibi kuklalar bu mizah anlayışının örnekleridir. Berke, serke, terke, yerke, zerke vb.

  • Evre: Çoklu anlamlar ve yetişkin türü mizah anlayışı (7 – 8 yaş):

Çocuk bu dönemde somut işlemler yapabilmektedir. Sesteş kelimeleri anlar ve mizah konusu yapar. Tekerlemeler bu dönemin mizah anlayışını yansıtır. Mizaha eğilimli çocukların annelerinin koruyucu olduğu bulunmuştur. Ayrıca bu çocuklar atılgan ve saldırgan olma, ilgi ve tanınma peşinde koşma, yetişkin tepkilerine duyarlı olma gibi özellikler taşıyabilirler. Çocuklar esprileri ana babalarından öğrenebildikleri gibi, TV ve radyo gibi kitle iletişim araçlarından da öğrenebilmektedirler. (Anne, bu spreyle ne yapıyorsun? – Koltuk altına sıkıyoruz ya oğlum. – (gülümseyerek) Evdeki koltukların altına sıkayım mı?