Skinner – Edimsel Koşullama (Operant Şartlanma) Konu Anlatım Videosu

Edimsel Koşullama 2019 – 2012 Soru Çözüm Videoları

Edimsel Koşullama 2011 – 2010 Soru Çözüm Videoları

Edimsel Koşullama 2009 – 2008 Soru Çözüm Videoları

Edimsel Koşullama 2007 – 2006 Soru Çözüm Videoları

Burrhus Frederic Skinner (1904 – 1990)

            Skinner, en çok programlı öğretimin kurucusu olarak tanınmaktadır. Araştırmalarını güvercin, köpek, fare, maymun ve çocuklarla yapmıştır. Ancak bu organizmaların aralarındaki büyük biyolojik farklılıklara rağmen, öğrenme süreçlerinin inanılmaz ölçüde benzerlikler gösterdiğini ifade etmektedir.

Operant koşullama veya edimsel koşullama, Skinner tarafından klasik koşulamadan yararlanılarak bulunmuş ve Thorndike’ın etki kanunundan ortaya çıkmıştır. Edimsel koşullamanın klasik koşulamadan en önemli farkı, organizmanın açıkça görülen bir uyaran olmaksızın harekete geçmesi ve pekiştirecin davranıştan sonra gelmesidir.

Skinner, iki tür koşullamadan söz etmektedir: Tepkisel ve edimsel koşullama. Tepkisel ve edimsel davranış ayırımını yaparak geleneksel uyarıcı – tepki psikologlarından büyük ölçüde ayrılmıştır.

Tepkisel Davranış

Bu tür davranışlar bir uyarıcı tarafından oluşturulur. Klasik koşullamadaki koşulsuz tepki, koşulsuz uyarıcı tarafından meydana getirildiğinden tepkisel davranışa bir örnektir. Tepkisel davranışlar tüm refleksleri kapsar.

Tepkisel Koşullama

Bu tür koşullama, Pavlov’un klasik koşullaması ile aynıdır. Tepkisel koşullamada pekiştireç tepkiye bağlı olarak verilmez. Pekiştireç, tepkiden önce verilen koşulsuz uyarıcıdır. Diğer bir deyişle, pekiştireç, koşulsuz tepkiyi doğuran koşulsuz ya da koşullu uyarıcıdır.

Edimsel Davranış

Bilinen bir uyarıcı tarafından oluşturulmaz, organizma tarafından ortaya konur. Edimsel davranış kendiliğinden ortaya çıkar ve sonuçları tarafından kontrol edilir. Çocuğun ıslık çalmayı öğrenmesi, ders çalışmayı ve konuşmayı öğrenmesi gibi insan davranışlarının çoğunluğu edimsel davranıştır. Skinner, edimsel davranışı uyarıcıdan bağımsız görmez. Ancak önce tepki yapılır, sonra tepkinin doğurduğu uyarıcı gelir ve tepki bu uyarıcılar tarafından kontrol edilir. Davranıştan sonra gelen uyarıcı organizmada haz yaratırsa davranış tekrarı yapılır. Davranıştan sonra gelen uyarıcı organizmada acı, elem yaratırsa davranış tekrar edilmez. Oysa, tepkisel davranış tamamen kendinden önceki uyarıcıya bağlı olarak meydana gelir.

Edimsel Koşullama

Pekiştirici uyarıcı, yapılan tepkinin sonucunda ortaya çıkmaktadır. Edimsel koşullama büyük ölçüde Thorndike’ın etki yasasından kaynaklanmıştır. Skinner’in edimsel koşullaması ile Thorndike’ın araçsal koşullaması yakın bir benzerlik göstermektedir. Organizmanın göstermiş olduğu bir tesadüfi davranışın pekiştirilmesi yoluyla, davranışın tekrar gösterilmesi olasılığının arttırılması sürecidir. Bu süreçte pekiştireç son derece önemlidir. Yani davranışı, ortaya çıkarttığı sonuçları kontrol eder.

Edimsel Koşullama İlkeleri

Edimsel koşullamanın iki temel ilkesi vardır:

  1. Pekiştirici uyarıcının izlediği tepkiler tekrarlanma eğilimindedir.
  2. Pekiştirici uyarıcılar, edimsel davranışların meydana gelme oranını ya da olasılığını artırır.

Yani edimsel koşullamada önemli olan nokta davranış ve onun sonuçlarıdır. Organizma pekiştirilen davranışı daha sık gösterir. Pekiştirilmeyenden ise vazgeçer.

Edimsel koşullamanın özellikleri:

  1. Organizmanın belli bir konuda ihtiyaç içinde olması gerekir.
  2. Davranış ilk olarak organizma tarafından başlatılmaktadır. İlk davranış uyarıcılardan bağımsızdır.
  3. Organizma amaca yönelik davranışlar yaparken bazı ipuçlarından yararlanarak sonuca gider. Yani organizmanın davranışlarının birçoğu bilinçli tepkilerdir.
  4. Ortaya konan davranışın sonucundaki başarı ya da başarısızlık organizma için dönüt olmaktadır.
  5. Davranışın sonucunda edinilen doyum pekiştireç niteliği taşır ve davranışın tekrar edilmesini sağlar.
  6. Organizma edimsel koşullanma yoluyla yanaşmayı ve kaçınmayı öğrenir.

Pekiştireç: Davranışı izleyen ve organizma üzerinde olumlu bir etki (hoşa gidici) yaratarak davranışın ortaya çıkma olasılığını arttıran uyarıcıdır. Pekiştireçler etkilerine göre olumlu ve olumsuz, ihtiyaç türlerine göre de birincil ve ikincil olarak ayrılırlar:

  • Olumlu pekiştireç: Organizmanın sahip olmayı istediği uyarıcılardır.
  • Olumsuz pekiştireç: Organizmanın sahip olmayı istemediği uyarıcılardır.
  • Birincil pekiştireç: Öğrenme ürünü olmayan, her türlü canlıda doğuştan etkili olan, canlıların temel biyolojik ihtiyaçları ile ilgili uyarıcılardır. Organizma tarafından öğrenilmeyen, doğal olan pekiştireçlerdir. Örneğin elektrik şoku, ateş, tokat, azar, yiyecek, su, cinsellik vb. Klasik koşullanmada koşulsuz uyarıcı ile özdeştir.
  • İkincil pekiştireç: Herhangi bir nötr uyarıcının birincil pekiştireçlerle ilişkilendirilmesiyle pekiştireç özelliği kazanan uyarıcılardır. Yani doğuştan getirilmeyen, etkisini öğrenme yolu ile kazanan uyarıcılardır. Yanan soba, para, diploma, karne, aferin, düşük vb. Klasik koşullanmada koşullu uyarıcı ile özdeştir. İkincil bir pekiştireç, çok sayıda diğer pekiştireçlerle ilişkilendirilebiliyorsa “genelleştirilmiş pekiştireç” adını alır. Para bunun ön güzel örneğidir. Para ile birçok şey elde edilebilir.
  • Sosyal pekiştireç: Ödül sözcükleri, gülme, dokunma, tehditkar bir ses tonu sosyal pekiştireç örnekleridir.
  • Sembolik (simgesel) pekiştireç: Öğrenilmiş pekiştireçlerden biri de sembolik (simgesel) pekiştireçlerdir. Kupon, yıldız, kapak, para puan gibi simgeler diğer pekiştireçlerle eşlenmesi ve dönüştürülmesiyle pekiştireç işlevini kazanırlar.
  • Etkinlik pekiştireci: David Premack tarafından ortaya atılan premack ilkesinde, istenen etkinlikleri, az olarak istenen ya da hiç istenmeyen etkinliklerin daha çok yapılmasını sağlamak için kullanılır. Bireyin hoşuna giden ve izin verilen etkinlik pekiştireç görevi görür.

Özendirici Uyarıcı: Çevremizde bulunan, bizi belirli bir davranışta bulunmaya yönelten çekici eşya veya olaylardır. Bu davranışlar herhangi bir biyolojik gereksinmeden kaynaklanmazlar. Aç olmadığımız halde yemekten sonra verilen kahve, çikolata veya dondurma bize çekici gelir. Bu uyarıcılar bireyin ilgisini çeker ve onu davranışa iter.

Pekiştirme: Pekiştirme işleminde organizmaya olumlu pekiştireç verilerek ya da ortamda bulunan olumsuz bir uyarıcı çıkarılarak davranışın güçlendirilmesi sürecidir.

Kaçma – Kaçınma Davranışları: Organizma için olumsuz bir durum ortaya çıkarsa doğal bir tepki olarak kaçma davranışı görülür. Bunun sonucunda bir korku koşullaması oluşabilir. Bundan sonra organizma durum ortaya çıkmadan tedbir alabilir ki buna da kaçınma denir. Kaçma klasik koşullama iken kaçınma davranışı edimsel koşullanmadır. Bu davranışlarla ilgili çalışmaları Rescorla yapmıştır.

Ayırt etme: Bir davranış, daima belirli bir uyarıcı ya da belirli bir ortamdayken pekiştirilirse, bir süre sonra bu uyarıcı ya da ortamın kendisi, davranış için ayırt edici hale gelir. Davranışı kontrol eden bu uyarıcıya ayırt edici uyarıcı, verilen tepkiye ise ayırt edici edim denir. Edimsel davranış sonuçları tarafından kontrol edildiği için ayırt etme bilinçli bir süreçtir. Çünkü organizma kendisini ödüle götüren davranış ile götürmeyen davranışı ayırt ederek ödüle götürene yanaşmakta, cezaya götürenden kaçınmaktadır.

Ayırt Etme & Davranışta Kontrast Kavramlarını Ayırt Eden Video

Biçimlendirme / Şekillendirme / Kademeli Yaklaşma: Biçimlendirme, tepkiyi farklılaştırmadır, yani tepkiyi istenen şekilde oluşturmaktır. Davranış, kademeli yaklaşma yoluyla biçimlendirilmektedir. Önce, gösterilen davranışlardan istenilen davranışa en yakın olan davranış pekiştirilmekte, bir müddet sonra daha yakını ve giderek daha yakını pekiştirilerek, böylece en sonunda beklenen davranışın gösterilmesi sağlanmaktadır. Hiç ders çalışmayan çocuğun ders çalışma davranışına yaklaşan her adımı pekiştirilir. Örneğin, çalışma odasına girmesi, çalışma masasına oturması, kitaplarını düzeltmesi veya meşgul olması, az da olsa her eğitsel faaliyeti görülür ve ödüllendirilir.

Edimsel koşullanma yoluyla organizmaya istenen bir davranışı kazandırabilmek için organizmanın öncelikle istenen davranışı en az bir kez olsun yapması gerekir. Organizma bu davranışı yapmıyorsa kademeli yaklaşma kullanılır. Pekiştirilecek ilk basamak, organizmanın yapmakta olduğu davranışlar arasından hedefe en yakın olanıdır. İlk basamağın pekiştirilmesinin ardından her seferinde hedefe biraz daha yakın davranışlar ve en sonunda hedef davranış pekiştirilir. Bunun için öncelikle basamak analizi yapılır. Basamak analizinde, istenen davranışa ulaşmak için davranışın hangi basamaklara bölüneceği belirlenir.

Kademeli yaklaşma yeni ya da istendik bir davranışın kazandırılması için kullanılırken, sistematik duyarsızlaştırma bir korkunun giderilmesi için kullanılır. Kademeli yaklaşmada her kademenin ardından pekiştirme yapılırken sistematik duyarsızlaştırmada pekiştirme söz konusu değildir.

Karşıt Koşullama & Zıt Tepki Yöntemi & Eşik Yöntemi & Kademeli Yaklaşma & Sistematik Duyarsızlaştırma Kavramlarını Ayırt Eden Video

Zincirleme: Skinner’a göre tamamlanmış bir tepki, aşamalı bir etkinlik içinde, bir diğer tepkiye dönüt vererek ayırt edici uyarıcı rolü üstlenir. Her tamamlanan tepki bir sonraki tepki için ayırt edici uyarıcı rolü üstlenerek etkinlik tamamlanıncaya kadar sürer. Bu sürece zincirleme adı verilmektedir. Bir davranışın zincirleme olarak değerlendirilebilmesi için belli bir sırayla yapılıyor olması şarttır. Davranışların çoğunluğu zincirleme özelliği göstermektedir. Çay demlemek, yemek yapmak gibi davranış örüntülerinin öğrenilmesi zincirleme öğrenmedir.

Tersine Zincirleme: Şekillendirmenin başka bir şeklidir. Aşamalar baştan sona değil, sondan başa doğru bir zincir oluşturmaktadır. Örneğin bir öğrenciye önce sonuç cümlesi eksik bir paragraf verilir ve bu cümleyi tamamlaması istenir. Sonra eksik bir paragraf verilip destekleyici bir cümle ve sonuç cümlesi istenir. En sonunda bir başlık verilip destekleyici cümlelerle beraber bir sonuç cümlesi içeren paragraf yazmaları istenir.

Kendiliğinden biçimlendirme: Browns ve Jenkins adında iki Amerikalı psikolog güvercinler üzerinde deney yapmışlar. Üzerinde daha önce hiçbir deney yapılmamış aç bir güvercin deney odasına konmuştur. Deney odasındaki bir düğme her bir dakikanın 6 saniyesi boyunca ışıklandırılmış, 54 saniye ışıklandırılmamıştır. Işıklı devrenin sonunda bir yiyecek parçası otomatik olarak güvercinin görebileceği bir kaba gelmiştir. Güvercinin davranışı ile yiyeceğin verilişi arasında herhangi bir ilişki bulunmamaktadır, çünkü güvercin ne yaparsa yapsın, ışık yanıp söndükten sonra yiyecek otomatik olarak kuşa verilir. Bir süre sonra güvercin düğme ışıklandırılınca gagalamaya başlamıştır. Bu olaya kendiliğinden biçimlendirme adı verilmiştir.

Sönme: Organizma karşılığını alamadığı davranıştan vazgeçer, buna sönme denir. Organizma aktif olduğu için, pekiştirilmemesi halinde sönmeden önce davranışta ani bir artış gözlenir. Bu duruma sönme patlaması denir. Bazı kaynaklarda sönmeye karşı direnç olarak geçer.

Alışma etkisi: Daha önce çok sık pekiştirilen ya da sürekli pekiştirme tarifesi kullanmak yolu ile kazandırılan tepkinin şiddetinde bir süre sonra azalma görülebilir. Buna alışma etkisi denir. Bunun tam tersi olan tepkideki artma durumuna ise duyarlılaşma etkisi denir. Duyarlılaşmada, koşullanılan uyarıcıya başlangıçta daha az tepki verilirken, pekiştirecin hoşa gitmesi sonucunda koşullanılan uyarıcıya daha fazla tepki verilir. Davranış ortadan kalkmadan önce davranışın görülme sıklığında bir artış meydana gelirse buna sönme patlaması denir. Davranışın görülme sıklığındaki bu artış, sönmenin başladığının bir işaretidir. Davranışı sürdüren pekiştirece son verildiğinde bile davranışın aynı biçimde sürdüğü gözleniyorsa buna da sönmeye karşı direnç denir. Direnç, davranışın daha önce ne şekilde ve hangi pekiştirme tarifesi ile pekiştirildiği ile yakından ilgilidir.

Sönme, pekiştirme yapılmadığı için ortaya çıkar. Alışma ise pekiştirme yapılsa bile etkisinin azalması durumunda ortaya çıkar.

Alışma – Alışkanlık – Sönme – Duyarsızlaşma – Duyarlılaşma Kavramlarını Ayırt Eden Video

Bastırma: Bir organizmanın cezalandırılması nedeniyle davranışı sergilememesidir,

Yoksunluk: Skinner’a göre edimsel koşullanma gerçekleştirilmeden önce organizmanın pekiştireç olarak kullanılacak şeye karşı (örneğin yiyecek) bir süre yoksun bırakılması performansı artırmaktadır. Yani organizmanın bu uyarıcılardan mahrum bırakılması, organizmayı davranışa daha iyi güdüleyecektir.

Genelleme: Klasik koşullanmada uyarıcı genellemesi varken edimsel koşullanma sürecinde tepki genellemesinden bahsedilir. Öğrenmenin genellemesi; organizmanın bir durumda öğrendiği davranışı, benzer diğer durumlarda da kullanmasıdır. Tepki genellemesi ise gerçekleştirdiği davranışın ardından pekiştirilen organizmanın, zaman içinde pekiştirilmesini sağlayan davranışa benzer nitelikte yeni davranışlar ortaya koymasıdır.

Uyarıcı Genellemesi & Tepki Genellemesi Kavramlarını Ayırt Eden Video

Genelleme & Garcia Etkisi Kavramlarını Ayırt Eden Video

Garcia Etkisi & Genelleme Kavramlarını Ayırt Eden Video

Batıl Davranış (batıl inanç): Tesadüfen yan yana meydana gelen iki olay gerçekle ilişkisi olmayan batıl davranışların meydana gelmesine neden olur. Batıl davranışların birçoğu edimsel koşullama ilkelerine göre meydana gelir. Organizma, tesadüfen bir davranışı yaptığı sırada, o davranışla ilişkili olmamasına rağmen olumlu bir pekiştireç alırsa, zamanla aldığı bu pekiştireci davranışla ilişkilendirir ve o davranışı yapma eğilimi gösterir. Organizmanın gerçekleştirdiği davranış ile edindiği uyarıcı arasında iki tip ilişki söz konusudur:

  1. Bağımlılık: Ortaya çıkan sonuç her seferinde davranışı izler. Yoğun çalışma à başarı
  2. İzlerlik: Ortaya çıkan sonuç tesadüfen davranışı izler. Yeni ayakkabılar à başarı

Organizmanın davranışı ile sonuç arasında izlerlik ilişkisi varsa, sonraki davranışlar batıl davranıştır.

Batıl İnanç & Batıl Davranış Kavramlarını Ayırt Eden Video

Koşullu Anlaşma (Contingency Contracting): Koşula bağlı anlaşma bireyin istediği bir şeyi elde etmesi için, belli etkinlikleri yapmasını, belli bir şekilde davranmasını gerektirir. Koşula bağlı anlaşmada birey belli bir şekilde davrandığı takdirde pekiştirilir, aksi durumda ise pekiştirilmez, yani istediği şeyi elde edemez. Notlarının tamamı 5 olursa sana bir bilgisayar alacağım denildiğinde ödül bir koşula bağlanmış olduğundan koşullu anlaşma vardır.

Premack İlkesi: Organizmanın çok sık yaptığı etkinlikler daha az yapılan etkinlikleri pekiştirmek için kullanılabilir. Bu ilkeye Premack ilkesi adı verilmektedir. Burada önce istenilen davranış sergilenmeli, daha sonra organizmanın yapmaktan hoşlandığı davranışa izin verilmelidir. Ödevini yaptığın zaman parkta oynayabilirsin, yumurtanı bitirdiğin zaman çokokrem yiyebilirsin, vb.

Koşullu Anlaşma & Premack İlkesi Kavramlarını Ayırt Eden Video

Eğitim ortamında öğretmenlerin öğrencileriyle yaptıkları yazılı ya da sözlü anlaşmalara bağlılık sözleşmesi denir. Premack ilkesinden farklı olarak koşulun çok ayrıntılı belirlenmesi ve az sayıda yapılan etkinlik – çok sayıda yapılan etkinlik ilişkisinin güdülmemesidir. Eğitsel değer taşıyan her konuda yapılabilir. Sözleşmeye uymak iyi öğrenci olmanın gereğidir.

Koşullu anlaşma ile Premack ilkesi arasındaki farklılıklar:

  • Premack ilkesinde belirgin bir davranış hiyerarşisi vardır. Bu hiyerarşi uygulama gerçekleştirilmeden önce yapılan gözleme dayanır. Koşullu anlaşmada davranış hiyerarşisine ilişkin bir vurgu ve uygulama öncesi gözlem yoktur. Sadece hedefe yönelik davranışa vurgu yapılır.
  • Premack ilkesinde çoğunlukla kısa bir zaman dilimini kapsayacak şekilde uygulanır. Koşullu anlaşmada uygulama kısa bir zaman dilimini kapsayabileceği gibi, zamana yayılacak şekilde de gerçekleştirilebilir.
  • Premack ilkesinde uygulama daime hiyerarşiyi belirleyen bir başkasını gerektirir. Koşullu anlaşmada ise uygulama başkası tarafından yapılabileceği gibi, bireyin kendisi de yapabilir.
  • Premack ilkesinde verilen ödül, organizmanın istediği bir davranışı yapmasıdır. Koşullu anlaşmada ise ödül nesnel bir ödüldür.

Ara Verme (time out): Bazen olumsuz davranış bireyin içinde bulunduğu durumdan, dönemden ya da çevresindeki uyaranlardan kaynaklanıyor olabilir. Bu durumda ortama, uyarana, duruma kısa süreli (5 – 10 dk.) ara vermek iyi bir tedbir olabilir. Ancak burada süre ve çocuğun uzaklaştırıldığı yer ceza anlamı taşımamalıdır. Ara vermenin temel amacı, çocuğun kısa bir süreliğine başka bir ortama alınarak tek başına kalması ve yaptığı davranışı sorgulamasıdır. Böylece kendisiyle yüzleşmesi sağlanır. Bu nedenle çocuğun uzaklaştırıldığı ortamda ilgisini çekebilecek herhangi bir uyarıcının olmamasına dikkat edilmelidir. Cezaya alternatif bir tedbirdir.

Alışkanlık Kazanma: Rutin haline gelen etkinliklerdir. Rutin hale gelen etkinlik ya da kişilerde olası değişikliklerin fark edilmemesine alışkanlık kazanma denir.  Otomatiktir ve neredeyse düşünmeden yapılır. Alışkanlıklar yavaş yavaş (çok sayıda tekrar ile) oluşur ancak oluştuktan sonra oldukça kalıcı hale gelir. Alışkanlıklardan vazgeçmek zor olduğu için, insanlar genellikler alternatifleri göremezler ve yeni durumları değerlendiremezler.

Alışma – Alışkanlık – Sönme – Duyarsızlaşma – Duyarlılaşma Kavramlarını Ayırt Eden Video

Davranışta kontrast: Pekiştirilen davranışların gücünde – sıklığında bir artış gözlenirken, pekiştirilmeyen davranışlar zamanla söner. Bu ikili arasındaki ilişki durumuna davranışta kontrast denir. Burada aynı davranış için artış ve azalış bir arada ortaya çıkmaktadır. Ayırt etmede ise davranış bir ortamda sergilenirken diğer bir ortamda sergilenmemektedir. Yani daha sık ya da daha az yapma yoktur. Selim, derslerde ilgi çekebilmek için gereksiz espriler yapmaktadır. Ayşe öğretmen Selim’in esprilerini bazen görmezden gelip bazen uyarıda bulunurken, Sevgi öğretmen her seferinde görmezden gelmektedir. Bir süre sonra Selim’in Ayşe öğretmenin dersindeyken bu tip davranışlarının arttığı, sevgi öğretmenin dersinde ise bu davranışları sergilemediği görülmüştür.

Ayırt Etme & Davranışta Kontrast Kavramlarını Ayırt Eden Video

K     a     r     ş     ı     l     ı     k

Pekiştirme                    Ceza                             Karşılık Vermeme

  1. Olumlu                    1. I. Tür Ceza
  2. Olumsuz                  2. II. Tür Ceza
  3. Maddi
  4. Manevi
  5. İçten
  6. Dıştan
  7. Simgesel (sembolik)
  8. Tesadüfi
  9. Karşıt
  10. Ayrımlı
  11. Karşılık Vermeme

Organizmanın davranışının görmezlikten gelinmesi ya da karşılık verilmemesidir. Karşılık vermeme uzun vadede davranışın sönmesine yol açar. Davranışın ne kadar zamanda söneceği daha önce o davranışın ne kadar süre pekiştirildiği ve pekiştirilirken hangi pekiştirme tarifesinin kullanıldığı ile yakından ilgilidir.

Pekiştirme ve Ceza Türleri Videosu

  • Pekiştirme

Organizmanın istendik davranışının görülme – tekrar edilme olasılığını arttırmak için yapılan süreçtir. Pekiştirme mutlaka istenen davranışın hemen ardından yapılmalı, geciktirilmemelidir. Aksi halde organizma neyin pekiştirildiğini anlamayabilir (zamanlama ilkesi). Ayrıca pekiştirme yapılırken kullanılan pekiştirecin niteliği çok önemlidir. Organizmanın ihtiyacını karşılamayan pekiştireçler, davranışın kazandırılmasında etkili olamaz. Her pekiştireç her bireyde aynı etkiyi oluşturmayabilir. Pekiştirecin etkililik dereceleri, bireylerin kültürel özelliklerine göre de değişebilmektedir. Pekiştirme uygulaması boyunca, her seferinde aynı pekiştireç kulanılmamalı, ara sıra değiştirilmelidir.

  • Olumlu Pekiştirme: Ortama konulduğunda belirli bir davranışın yapılma olasılığını arttıran uyarıcılara olumlu pekiştireç, bu pekiştireç verme sürecine de olumlu pekiştirme denir.

Organizmanın olumlu bir davranışının sonucunda bu davranışın devamı için ona hoşa giden uyarıcının verilmesi işlemidir. Örneğin sınıfta sorduğu soruya doğru cevap veren öğrenciye öğretmenin aferin demesi.

  • Olumsuz Pekiştirme: Organizmanın olumlu bir davranışının sonucunda bu davranışın devamı için hoşa gitmeyen bir uyarıcının ortamdan çıkarılmasıdır. Kaçınma davranışının kazanılmasında, olumsuz pekiştirme rol oynar. Örneğin, bir öğrencinin zayıf not almamak için ders çalışması. Olumsuz pekiştirme genellikle üç uygulamayla ortaya çıkar:Olumsuz bir uyarıcıyı ortamdan çekmek,İstenmeyen olası bir durumdan kurtulmak için bir davranış sergilemek,Daha önce verilen bir cezayı iptal etmek.
  • Maddi Pekiştirme: Pekiştirmede kullanılan uyarıcı maddi değer taşıyorsa maddi pekiştireç denir.
  • Manevi Pekiştirme: Pekiştirmede kullanılan uyarıcı maddi değer taşımıyorsa manevi pekiştireçtir.
  • İçten Pekiştirme: Pekiştirme, bireyin kendisi tarafından, kendisine yönelik olarak yapılıyorsa içten pekiştirmedir. Bireyin kpss denemesinde yüksek net bıraktıktan sonra kendisine aferin demesi.
  • Dıştan Pekiştirme: Eğer pekiştirme bireyin çevresindekiler tarafından onun istenilen bir davranışının tekrar edilmesini sağlamak için yapılıyorsa, dıştan pekiştirmedir.
  • Sembolik (Simgesel) Pekiştirme (Marka – Jeton Biriktirme): İstenilen tepkileri gösteren çocuklara, gülümsemek, aferin demek, şeker vermek veya oyun oynamasına izin vermek yerine, pekiştirici olarak puan, jeton, fiş, marka veya teşekkür – takdir belgeleri gibi nesneler verilir. Çocuk bu simgesel ödülleri toplayarak daha sonra kendisi için gerçek bir ödüle dönüştürür. Çocuk topladığı jetonları vererek önceden belirlenmiş bir anlaşmaya göre istediği bir şeye sahip olur veya istediği bir şeyi yapabilmek için izin sahibi olur. Örneğin ödevini eksiksiz yapan öğrenciye bir yıldız verilir, beş yıldız toplayan öğrenci beş yıldızını vererek bir silgi alabilir ya da teneffüse 5 dakika erken çıkabilir. Simgesel pekiştireçler okullarda özellikle istendik davranışların arttırılması, istenmeyen davranışların azaltılması amacıyla hiperaktif – aşırı hareketli, dikkat eksikliği olan çocuklar, ıslahevleri, cezaevleri gibi yerlerde kalan kişilerde etkili olarak kullanılabilmektedir.
  • Tesadüfi pekiştirme: Organizmanın davranışı ile sonuç arasındaki olumlu ilişki tesadüfe dayanıyorsa (izlerlik ilişkisi varsa), bu duruma yol açan pekiştirme ilkesine tesadüfi pekiştirme denir. Batıl davranışta gözlenen pekiştirmedir.
  • Karşıt pekiştirme: İstenilen ya da istenilmeyen bir davranış devam ediyorsa ortamda bunu pekiştiren bir uyarıcının varlığı söz konusudur. Mesela; bir anne çocukları yaramazlık yapmasınlar diye onlara çikolata veriyorsa ve çocuklar yaramazlık yapmaya devam ediyorsa, annenin çikolata vermesi yaramazlık yapma davranışını pekiştirmektedir. Çünkü çocuklar her yaramazlık yaptığında çikolata alacaklarının farkındadır. Eğitim ortamlarında sıklıkla karşılaşılır. Bunun nedeni pekiştirme işleminin gerektiği gibi yapılmamasıdır. Bir edimsel koşullama faaliyetinde bir davranışın sıklığını arttırmak veya azaltmak için kullanılan uyaranın bir süre sonra istenmeyen davranışı pekiştirmeye başlamasıdır. Sürekli olarak olumsuz davranışların üstüne gitmek veya sadece olumsuz bir durum gerçekleştiğinde pekiştirme işlemi yapmak bu duruma sebebiyet verir. Öğrenciye sürekli susmasını söylemek bir süre sonra öğrencilerin gürültü çıkarma eğilimini arttırabilir.
  • Ayrımlı Pekiştirme: Pekiştirecin istendik davranışta verilmesi, fakat istenmeyen davranışta da pekiştirecin verilmemesi işlemidir. Mesela; bir öğretmen öğrencileri söz alarak konuştuklarında pekiştirmesi, söz almadan konuştuklarında ise pekiştirmemesidir.

Pekiştirme Tarifeleri Videosu

Pekiştirme Tarifeleri

Edimsel davranışın (bağımlı değişken) sıklığını arttırma amacıyla bağımsız değişken olarak pekiştirme tarifeleri vardır. Pekiştirme tarifesi, tepkiyi izleyen pekiştireçlerin verilme biçimini kapsamaktadır.  Amaç, davranışları pekiştireçlerden bağımsız hale getirmektir. Ayrıca verilen pekiştirecin kendisinin ya da miktarının değiştirilmesi, tarifeyi değiştirmez.

Sürekli Pekiştirme: En basit pekiştirme tarifesi, sürekli pekiştirmedir. Organizmanın her doğru veya istenilen davranışının pekiştirilmesidir. Bu tarife, organizmaya yeni bir şey öğretilirken kullanılmaktadır. Tepki öğrenildikten sonra sürekli pekiştirme bırakılıp diğer pekiştirme tarifeleri uygulanmalıdır. Aksi takdirde bir müddet sonra pekiştirmenin etkisi kalmayacaktır. Ayrıca, sönmeye karşı en az dirençli pekiştirme tarifesi sürekli pekiştirmedir. Yeni bir davranış kazandırılırken sürekli pekiştirme etkilidir; ancak pekiştirme bittiğinde davranış hızla ortadan kalkar (söner). Sönmeye karşı en az direnç gösteren tarife olmasının sebebi alışma etkisidir. Alışma etkisi, organizmanın verilen pekiştirece giderek daha az tepki ortaya koymasıdır. Bu nedenle pekiştireçler ve duyu organlarının daha az tepki vermesiyle ilgilidir. Örneğin yoğun bir kokunun olduğu ortama girdiğimizde zamanla bunu daha az hissetmemiz. Bununla karıştırılan bir kavram da duyarsızlaşmadır. Duyarsızlaşma, organizmanın belli bir uyarıcıya karşı giderek daha az duygusal tepki vermesidir. Örneğin bir köpekten giderek daha az korkmamız. Duyarlılaşma ise organizmanın bir uyarıcıya maruz kalmasının sonucu olarak aynı uyarıcıya ya da diğer uyarıcılara daha fazla tepki vermesidir. Bunlarla karıştırılan bir kavram da alışkanlıktır. Alışkanlık, bilinçli bir biçimde yapılmayan, düzenli olarak tekrarlanan ve belli bir sürekliliği olan tepki, tavır ve davranışlar bütünüdür. Yani rutin hale gelen davranışlardır.

Alışma – Alışkanlık – Sönme – Duyarsızlaşma – Duyarlılaşma Kavramlarını Ayırt Eden Video

Sabit Aralıklı Pekiştirme: Organizmanın belli bir zaman dilimi içinde yer alan davranışları pekiştirilir. Bu tarifede doğru davranış sayısı önemli değildir. Belli bir sürenin geçmesi önemlidir. Sabit oranlı pekiştirmede olduğu gibi pekiştirme yapıldıktan sonraki zamanda, organizma gene yavaş hareket etmeye başlar. Çünkü hızlı hareket etse de o sürenin bitimine kadar pekiştirilmeyeceğini öğrenmiştir. Pekiştirme zamanı yaklaştıkça davranışın tekrarı artar. Memur maaşları, haftasonu tatilleri, teneffüsler vb.

Tarifenin sabit aralıklı kabul edilmesi için pekiştirmenin illaki eşdeğer zaman aralıklarında yapılması şart değildir. Eğer organizma ne zaman pekiştirileceğini biliyorsa pekiştirme eşdeğer zaman aralıklarında yapılmasa bile tarife yine de sabit aralıklı kabul edilir.

Değişken Aralıklı Pekiştirme: Bu pekiştirme tarifesinde zaman sabit değildir, pekiştirmenin ne zaman yapılacağı bilinmemektedir. Yani davranış sergilendikten sonra pekiştireç her an ortaya çıkabilir. Pekiştireç bazen hemen, bazen daha geç kazanılabilir. Değişken oranlı pekiştirme tarifesinde olduğu gibi bunda da ortalama zaman önemlidir. Değişken aralıklı pekiştirme tarifesi, sabit aralıklı pekiştirme tarifesine göre tepki oranını daha çok arttırmaktadır, ancak değişken oranlı pekiştirme tarifesinden daha az etkilidir. Ödevlerin değişik zamanlarda kontrol edilmesi, balık tutmak, param olunca öderim demek.

Sabit Oranlı Pekiştirme: Bu tarifede, organizmanın belli bir sayıdaki davranışı pekiştirilir. Sabit oranlı pekiştirmede zaman önemli değil, doğru davranış sayısı önemlidir. Ancak organizma pekiştirildikten hemen sonra bir depresyon içine girer. Buna “pekiştirme sonrası ara (post-reinforcement pause)” denir. Biriktirilmiş kayıtlar bu durgunluğun geçici olduğunu, daha sonra davranış sayısında hızlı bir yükselme olduğunu göstermektedir. İşçilere parça başına ücret ödemek, her üç doğru cevaba bir artı vermek, 5 ürün alana 1 ürün hediye etmek, on kez olumlu davranış gösterene ödül vermek.

Organizma, kaçıncı davranışının ardından pekiştirileceğini biliyorsa, pekiştirilen davranış sayısı farklılaşsa bile tarife daima sabit oranlıdır.

Değişken Oranlı Pekiştirme: Pekiştirmelerdeki tepki sayısı her seferinde değişmektedir, kaçıncı davranışın pekiştirileceği belli değildir. Bu tarifede önemli olan ortalama bir tepki sayısının pekiştirilmesidir. Bu tarifede pekiştirilen organizma kaç davranıştan sonra pekiştireç geleceğini bilmediğinden, sürekli bir şekilde etkin olmaktadır. Değişken oranlı pekiştirme tarifesi, en yüksek sayıda tepki üreten bir tarifedir. Çünkü pekiştirmenin hangi davranıştan sonra geleceği bilinmemektedir. En kuvvetli pekiştirme türüdür. Bu nedenle de sönmeye karşı en dirençli tarife türüdür. Kumar makineleri, milli piyango vb.

Artan Oranlı Tarife: Organizmanın belli bir pekiştirece ulaşabilmesi için her seferinde bir öncekinden daha fazla sayıda istenen davranışı gerçekleştirmesi gerekir.

Azalan Oranlı Tarife: Organizmanın belli bir pekiştirece ulaşabilmesi için, her seferinde bir öncekinden daha az sayıda davranış gerçekleştirmesi gerekir (içilen sigara sayısını azaltmak).

Artan Aralıklı Tarife: Organizmanın pekiştirilmesi, her seferinde bir öncekinden daha uzun zaman aralıklarıyla gerçekleştirilir.

Azalan Aralıklı Tarife: Organizmanın pekiştirilmesi, her seferinde bir öncekinden daha kısa zaman aralıklarıyla gerçekleştirilir.

Katışık (Bileşik) Pekiştirme: Birden fazla tarifenin bir arada kullanıldığı tarifedir. Yani organizma ardı ardına birden fazla tarifeyi tamamladıktan sonra pekiştireç alır.

Düşük Oranlı Pekiştirme Tarifesi: Tepkinin pekişmesi için bir önceki pekiştirmeden sonra belli bir zamanın geçmesi gerekmekte ve bu süre içerisinde organizmanın tepki vermemesi gerekmektedir. Sabit aralıklı tarifede organizma belli bir süre içerisinde tepki verebilir ama bunların etkisi yoktur; bu tarifede ise aralık boyunca verilen tepkiler pekiştirmenin ertelenmesine neden olur.

Yüksek Oranlı Pekiştirme Tarifesi: Pekiştireç edinebilmek için sınırlı bir zaman dilimi içerisinde organizmanın en az kaç tepki vereceği konusunda bir beklenti vardır. Örneğin, bir kobayın kutudan yem alabilmesi için 5 saniye içinde kola 10 kez basması gibi.

Çoklu tarifeler: Günlük yaşamda söz konusu olan pek çok tarifenin iç içe geçmesi durumudur. Hayvanların pekiştireç edinebilmek için birden fazla tarifeye maruz bırakıldığı durumlara çoklu tarifeler denir. İki biçimi vardır:

  • Eklemeli tarife: Denek ardı ardına birkaç tarifeyi tamamladıktan sonra pekiştireç alabilmektedir. Bir güvercin, kırmızı ışık yandığında iki dakikalık sabit aralıklı tarifeyle karşı karşıya bırakılmakta, yeşil yandığında ise sabit oranlı tarifeyle karşı karşıya bırakılarak gerekli tepkileri vermekte ve pekiştirece ulaşmaktadır.
  • Eş zamanlı tarife: Farklı pekiştirme tarifeleri eş zamanlı olarak verilmektedir. Organizma, kendisi için uygun olanı seçmesi istenir. Bu tarifenin kullanımında organizmaya seçim şansı sunulur.

Pekiştirme ve Ceza Türleri Videosu

  1. Ceza

Organizmanın istenmeyen davranışının gösterilme – tekrar edilme olasılığını azaltmak için yapılan faaliyetlerdir.

I. Tür Ceza: Organizmanın içinde bulunduğu ortama ya da kendisine hoş olmayan bir uyarıcının verilmesidir. Dayak, azarlama, küfür, alay etme, düşük not, aç bırakma vb.

II. Tür Ceza: Organizmanın içinde bulunduğu durumdan hoşa giden bir uyarıcının çıkarılmasıdır. Örneğin özgürlüğün kısıtlanması, teneffüse çıkma yasağı, oyuncağın alınması, vb.

Olumlu pekiştirecin ortama eklenmesi olumlu pekiştirmeye, ortamdan çıkarılması II. tip cezaya yol açar. Olumsuz pekiştirecin ortama eklenmesi I. tip cezaya, ortamdan çıkarılması olumsuz pekiştirmeye yol açar. 

Ceza işlemi ister birinci tip, ister ikinci tip olsun amacı davranışın yapılma sıklığını azaltmaktır. Yani her ikisi de organizmanın istemediği olaylardır. Bir davranış devam ediyorsa pekiştiriliyor demektir. Bazen ceza olarak düşünülen eylem, uygulanan birey için pekiştirme anlamı taşıyabilir. Bu nedenle ceza verilirken çok dikkat edilmelidir.

Ceza, yalnızca istenmeyen bir davranışı bir süreliğine bastırmak için ve bu sürede uyumlu ve istenilen davranışı güçlendirmeye çalışmak için kullanılabilir. Ancak davranışın değiştirilmesinde esas olan ceza değil, olumlu pekiştirmedir. Pekiştirmenin etkilerini önceden kestirmek mümkündür ancak cezanın etkilerini kestirmek oldukça zordur. Ceza, yeni ve istenilen davranışların öğretilmesini sağlamaz. Yalnızca önceki öğrenilenlerin bastırılmasını sağlar. Alternatif tepkiler ödüllendirildiğinde istenmeyen davranışın ortadan kalkması mümkün olabilir.

Cezanın hala yaygın olarak kullanılmasını Skinner şöyle açıklar: Ceza, etkisini hemen göstermektedir. Yani cezalandırılan davranış cezalandırmanın hemen arkasından gözlenmemektedir. Bu nedenle de cezalandırma davranışı pekişmektedir. Oysa, uzun dönemde ceza etkisiz olduğu gibi, başka olumsuz davranışlara da neden olduğundan maliyeti çok yüksek olmaktadır.

Cezanın uygulanması ile ilgili dikkat edilmesi gereken noktalar:

  • Ceza verilmeden önce verileceğini belirten uyarı ve ikazlar yapılmalıdır.
  • Hangi davranışın ne tür cezayı gerektiren bir suç olduğu önceden belirlenmelidir.
  • İstenmeye davranış gösterilmeden ceza verilmemelidir.
  • Ceza anında ve tutarlı bir şekilde uygulanmalıdır.
  • Cezalandırılan davranışla birlikte istenen davranışın da ne olduğu açık seçik belirtilmeli ve davranış her ortaya çıktığında ödüllendirilmelidir.
  • Ceza, korkutmak amacıyla kullanılmamalıdır.
  • Ceza, bireyin kişiliğine olumsuz etkide bulunacak türde olmamalıdır. Yanlış olan davranışa ceza verilmeli, kişiliği hedeflememelidir. Ceza verilecekse, II. Tip ceza tercih edilmelidir.
  • Ödev, ders çalışma gibi istenilen özellikler ceza olarak verilmemelidir.
  • Cezalandırmaya alternatif süreçlere öncelik verilmelidir.

Cezanın ortaya çıkardığı sonuçlar:

  • Ceza istenmeyen davranışı uzun süre için ortadan kaldıramaz, geçici bir süre için baskı altında tutar.
  • Ceza hangi davranışın doğru ve uygun olduğunu öğretmez sadece hangi davranışın ne zaman ve nerede yapılmaması gerektiğini öğretir.
  • Ceza istenmeyen davranışı yapmamayı değil, genellikle bu davranışı yaptığında yakalanmamayı öğretir. Cezalandırılan öğrenci fırsat bulduğunda istenmeyen davranışı tekrar edebilir.
  • Ceza bazı durumlarda istenmeyen davranışlar üzerinde pekiştirici olabilir. Örneğin yaramazlık yapan bir çocuk, anne ve babası ona bağırdıkça tekrar yaramazlık yapma davranışına yönelebilir.
  • Ceza öğrencide psikolojik bozukluklara (inatlaşma, içe kapanma, saldırganlık vb.) yol açabilir.
  • Ceza uygulayan kişi, çocuk için olumsuz model olabilir.
  • Cezayı veren kişiden uzaklaşma ya da ona karşı olumsuz duygular besleme olabilir.
  • Çocuk ceza aldığında, daha önce yaptığından daha kötü bir davranışa yönelebilir.

Cezaya alternatif teknikler (davranış kontrol teknikleri):

  1. Sönme (görmezden gelme – karşılık vermeme): Cezalandırmaya alternatif en etkili süreç sönmeyi sağlamaktır. Yani istenmeyen davranış bir süre pekiştirilmeyerek sönmesi sağlanır. Sönme, daha önceden pekiştirilen bir davranışın artık pekiştirilmemesi durumunda davranışın sıklığının düşmesi ve kaybolmasıdır. Sönmede olumsuz davranış bir süre için sıklaşır ve tekrarlanır fakat daha sonra olumsuz davranış pekiştirilmediği (görmezden gelindiği) için ortadan kalkar (söner).
  2. Olumsuz pekiştireç kullanma: Organizmanın, hoşa gitmeyen bir durumdan kurtulmak için istenilen davranışa yönelmesi sağlanır. Böylece istenmeyen bir davranışa karşı istenilen bir davranış güçlendirilir. Dersi dikkatle dinlemeyenleri teneffüse çıkarmayacağını açıklayan bir öğretmen dersi anlatırken, öğrenciler teneffüse çıkmama cezasından kurtulmak için dersi dikkatle dinlerler.
  3. Olumsuz davranışın tam tersini ödüllendirme: Öğrencinin olumsuz davranışı görmezden gelinir fakat olumlu davranışı ile ilişkilendirilir ve olumlu davranış ortaya çıktığında pekiştirilir. Öğretmen sınıfta parmak kaldırmadan konuşmak isteyenler ile ilgilendirmez; fakat parmak kaldırıp söz isteyenlere söz hakkı verir.
  4. Ortamı değiştirme: İstenmeyen davranışa neden olan uyarıcı ortam yeniden düzenlenir. Öğrencilerin kopya çekmelerini önlemek için aralıklı oturmaları sağlanır. Birlikte oturan ve sıkça konuşan iki öğrenci farklı yerlere oturtulur.
  5. Görev ve sorumluluk verme: Öğrencilerin ilgi ve yetenekleri doğrultusunda görev ve sorumluluk vermektir. Böylece istenmeyen davranışları yapmaktan uzaklaştırılırlar. Derste sıkılan öğrenciden konu ile ilgili resimleri (ya da araç gereçleri kullanma) tahtaya çizmesi istenebilir.
  6. Ara verme (Time-out): Bazı durumlarda ceza sonuç getirmez. Bu durumda istenmeyen davranışta bulunan çocuğun ilgisini çekebilecek hiçbir uyarıcının olmadığı başka bir ortama gönderilerek bir süre orada kalması sağlanır. Daha sonra taraflar sakinleşerek yapılan yanlış davranışın üzerinde konuşurlar ve bir çözüm ararlar. Ara verme yönteminde genellikle üç teknik kullanılır:
    • Çocuk, pekiştireçlerin bulunduğu ortamdan alınarak pekiştireçlerin bulunmadığı bir ortama konulur. Evde bir odaya, okulda ayrı bir boş sınıfa konulur.
    • Çocuk pekiştirici ortamda bulunur fakat izlemesine izin verilmez. Yüzü duvara döndürülür. Uygun davranışları gösterdikçe pekiştirici ortama dönmesine izin verilir.
    • Çocuk pekiştirici ortamdan uzakta bekletilir. Uzaktan pekiştirici ortamı ve arkadaşlarının etkinliklerini izlemesine izin verilir. Uygun davranışları gösterdikçe pekiştirici ortama dönmesine izin verilir.
  7. Bıktırma: Bazı durumlarda yoruluncaya kadar davranışı yapmaya zorlamaktır. Çocuğun izinsiz çikolata almasını önlemek için ona yiyebileceğinden çok çikolata verilerek hepsini bir kerede yemesi için zorlanır.
  8. Zıt tepki yöntemi (karşıt koşullama): Organizmada istenilmeyen davranışı meydana getiren uyarıcı, sevilen ve daha baskın geleceği bilinen başka bir uyarıcı ile birlikte sunulur. Bu durumda olumlu uyarıcıya verilen tepki diğerine geçer.

Programlı Öğretim (KEBAB)

Programlı öğretim, Skinner tarafından geliştirilen edimsel koşullamanın öğretime uygulanmasıdır. Öğrencilerin kendi hızlarına göre ilerlemelerine imkan tanıyan, programlı öğretim materyalleri (bir kitap, makine veya CD) ile yürütülen öğrenmeye, deneysel ve disiplinli bir yaklaşımdır. Skinner’a göre öğrenmenin etkili bir şekilde oluşabilmesi için şu koşullar gereklidir:

  1. Küçük Adımlar: Öğrenilecek bilgi küçük adımlarla öğrenciye sunulmalıdır. Bilgi küçük birimlere bölünmüştür.
  2. Etkin Katılım: Öğrenme için organizmanın öğrenme etkinliğine katılımı esastır. Sürece katılım, yaparak yaşayarak öğrenme esastır.
  3. Başarı: Başarılı her davranış davranışın hemen arkasından pekiştirilmelidir. Başarılı olan birey motive olur, çalışmaya devam eder.
  4. Anında düzeltme: Öğrenen kişiye öğrenmelerinin doğruluğu ya da yanlışlığı hakkında anında dönüt verilmelidir.
  5. Bireysel Hız: En iyi öğrenme bireyin kendi hızıyla gerçekleşen öğrenmedir. Programlı öğretimde birey kendi hızına göre ilerler, geri dönüp tekrarlar yapma şansı vardır.

Skinner’in Kuramının Eğitim Açısından Doğurguları

            Skinner’a göre eğitim, bireye ve başkalarına yararlı olabilecek davranışları oluşturur. Bu durumda öğretmen ise, yararlı davranışları meydana getiren mühendistir.

  • Skinner, etkili bir eğitimin sağlanabilmesi için öğrenme ve öğretme süreçlerinin tam olarak anlaşılması gerektiğini vurgulamaktadır.
  • Skinner, Thorndike, Guthrie ya da Hull gibi uyarıcı – tepki bağlaşımına önem vermez. Skinner’a göre tepki (edim) ya doğal olarak meydana gelir ya da doğal olarak meydana gelmiyorsa biçimlendirme yoluyla oluşturulabilir. Öğretmenin görevi, davranışları biçimlendirmektir.
  • Davranışı biçimlendirme ayrıca, pekiştirmenin temel ilkelerini, pekiştirme tarifelerini ve sonuçlarını bilmeyi gerektirmektedir. Skinner’a göre eğitimin temel işlevi, davranışın oluşumunu desteklemek için pekiştirme koşullarını düzenlemektir. Öncelikle öğretmen yeni bir öğrenme durumundaki öğrenciyi anında pekiştirmelidir. İkinci olarak, öğrenmenin ilk aşamalarında yapılan her doğru tepkinin pekiştirilmesi gerekir. Öğrenme oluştuktan sonra hem daha doru tepkilerin pekiştirilmesine hem de duruma göre diğer pekiştirme tarifelerine geçilmesine özen gösterilmelidir.
  • Skinner’a göre güdülenme Thorndike’ın ileri sürdüğü gibi sadece öğrenciye verilen pekiştirici uyarıcının pekiştirici olma özelliğini belirlemesi bakımından önemlidir. Ayrıca sınıf ortamında daha çok kullanıldığından, ikincil pekiştireçler çok önemlidir. Skinner da Thorndike ve Hull gibi eğitimde dışsal pekiştireçlerin önemini vurgulamış, içsel pekiştirmenin etkisinin çok az olduğunu düşünmüştür.
  • Öğretmenler, nasıl öğretmeleri gerektiğini öğrenmelidirler. Skinner, programlı öğretimin okullarda uygulanması gerektiğinde ısrar etmektedir.
  • Diğer uyarıcı – tepki kuramcıları gibi, öğrenme hızında bireysel farklılıkları dikkate alan öğrenme ortamının düzenlenmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
  • Ayrıca Skinner, eğitimde cezadan kaçınılması gerektiğini vurgulamaktadır. Öğrencinin uygun davranışları pekiştirilmeli, uygun olmayan davranışları ise görmezlikten gelinmelidir. Skinner’a göre, okuldakı disiplin problemleri çoğunlukla eğitimin iyi planlanmamasından kaynaklanmaktadır.

Skinner – Edimsel Koşullama (Operant Şartlanma) Konu Anlatım Videosu

Edimsel Koşullama 2019 – 2012 Soru Çözüm Videoları

Edimsel Koşullama 2011 – 2010 Soru Çözüm Videoları

Edimsel Koşullama 2009 – 2008 Soru Çözüm Videoları

Edimsel Koşullama 2007 – 2006 Soru Çözüm Videoları

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here