Gelişim Psikolojisi Konu Anlatım Videoları

Gelişim Psikolojisi KPSS’de Çıkmış Soruların Çözüm Videoları

         Ebeveynliğin farklı boyutlarını bir arada alarak etkili bir yaklaşım oluşturmuştur. Ele aldığı 4 boyut bulunmaktadır:

  • Sıcaklık (bakıp büyütme)
  • Olgunluk talepleri (beklenti düzeyi)
  • Denetim (kuralların niteliği)
  • İletişim

Bu dört boyut, üç farklı kombinasyon oluşturmuştur:

  • İzin verici (hoşgörülü) tutum: Ebeveynler, çocuğa yönelik sıcak bir yaklaşım sergiler. Çocuğa yönelik denetim, beklenti ve iletişim düşük seviyededir.
  • Otoriter tutum: Ebeveynler, çocuğa güçlü bir denetim uygular ve yüksek beklenti söz konusudur. Buna karşın sıcaklık ve iletişim düzeyi düşüktür.
  • Açıklayıcı – otoriter (demokratik – otoritatif) tutum: Ebeveynler, dört boyutun tatamı açısından güçlü bir yaklaşım sergilerler.

Maccoby ve Martin, Baumbrind’in sistemini genişleterek dördüncü bir tarz ortaya koymuşlardır. Bu tarz “ihmalkar tutum” olarak tanımlanır. Diğer üç tutum da benzer şekilde yer almıştır.

– İzin verici tutum (aşırı hoşgörülü – şımartıcı tutum): Anne ve babanın, çocuklarının neredeyse tüm davranışlarına hoşgörü ile yaklaştığı, çok olumsuz davranışlarda dahi herhangi bir yaptırımın uygulanmadığı aile tipidir. Çocuğun tüm istekleri gerçekleştirilir, bu isteklere herhangi bir kısıtlama getirilmez. İzin verici aile çerisinde yetişen çocukların ilerleyen yıllarda toplumsal kurallara uymada ve kendilerini denetlemede ciddi güçlükler yaşadığı görülmektedir.

İlişkilerinde ve kararlarında çoğu zaman tutarsızdırlar,  İstenilmeyen davranışlara bile ceza vermekten kaçınırlar, Çocuklarına herhangi bir sorumluluk yüklemezler, Çocuklarına uymaları gereken herhangi bir kural belirlemezler, Çocuklarının olumlu ve olumsuz davranışları karşısında herhangi bir tepkide bulunmazlar, boşvermecidirler, Bu tür anne-babaların çocukları tutarsız ve güvensiz olurlar.

– Otoriter tutum (baskıcı tutum): Baskıcı tutum, çocukla tartışmadan, anlaşmadan, ihtiyaçlarını, duygularını, isteklerini ve görüşlerini dikkate almadan, anne – baba tarafından belirlenen kural ve emirlerin çok katı bir şekilde uygulanmasıdır. Çocuktan beklenti yüksektir. Nedenleri açıklanmayan kurallara çocuğun uyması beklenir. katı bir disiplin vardır. Otoriteye saygı beklenir. çocuğun bağımsız girişimlerine destek verilmez. Kurallara uyulmadığında ya da çocuk eğitiminde ceza ön plandadır. Anne – babanın çocukla iletişimi az ve serttir. Bu şekilde yetiştirilen çocukların çoğunlukla okul başarılarının düşük olduğu ve özgüven eksikliği yaşadıkları bilinmektedir.

Çocuklarını kontrol ederler fakat onları dinlemezler, Çocuklarını kendi fikirleri doğrultusunda yönlendirirler, Soğuk ve katıdırlar, Ceza ve emir verme etkinliğine çok sık başvururlar, Çocuklarını, yaşamda kendilerinin ulaşamadıkları noktalarda görmek isterler ve bu amaç uğrundaçocuklarını yönlendirirler, Çocuklarının adına kendileri karar verirler, Bu tür anne – babaların çocukları çekingen, mutsuz, huzursuz olup anne ve babalarının dışında kimseye güvenmezler.

– Açıklayıcı – Otoriter (demokratik) tutum: Anne – baba ve çocukları arasındaki ilişki, sevgi – saygı ve hoşgörüye dayanır. İdeal bir aile tipidir. Aile içi kurallar, çocuklarla birlikte belirlenir ve çocukların davranışlarına olmazsa olmaz, kesin sınırlar yerine esnek sınırlar belirlenir. Bu tutumda çocuklar hem denetlenir hem de ihtiyaçlarına karşı duyarlılık vardır. Anne baba çocuğa karşı duyarlı, kararlı, tutarlı, hoşgörülü, güven verici ve destekleyici bir tutum içindedir. Çocuğun uyması gereken sınırlılıklar önceden belirlenir. Çocuğun görüş ve düşünceleri önemlidir. Uyulmayan kurallara karşı yaptırımlar vardır. Çatışmalar dayatma yerine ortak çözülmeye çalışılır. Çocuğun bağımsız, öz denetimli kişilik geliştirmesine zemin hazırlanır ve bu amaçla çocuğun girişimleri desteklenir. Demokratik tutumda anne babalar çocuklarını koşulsuz severler ve onlara her konuda iyi birer model olurlar.

İlişkilerinde ve kararlarında tutarlılık gösterirler, Koymuş oldukları kuralların mantıklı gerekçelerini açıklarlar, Çocuklarının öneri, eleştiri ve fikirlerini dinler ve saygı gösterirler, Gerekli durumlarda cezaya da başvururlar ancak çoğu zaman olumlu davranışları ödüllendirirler, Çocuklarına karşı hissettikleri duyguyu onlara yansıtmakta bir sakınca görmezler, Çocuklarını belli ölçüler içerisinde kontrol etmek isterler, Bu tip ebeveynlerin çocukları kendilerine güvenen, özsaygı düzeyleri yüksek, mutlu, sorumluluklarını bilen ve atılgan çocuklardır.

            Bu tutum ile büyüyen çocukların, özgüvenli, sorumluluk sahibi, yaratıcı, başarılı, özgüvenli, oto kontrol sahibi, benlik algısı yüksek, vicdan mekanizması gelişmiş olduğu görülmektedir.

– İhmalkar (kayıtsız – ilgisiz) tutum: Çocuğun davranışları karşısında ilgisiz ve vurdumduymaz davranışlar sergileyen anne babalar vardır. Bu tip aileler için çocuğun varlığı ile yokluğu belli değildir. Bu gruba giren anne babalar genellikle hoşgörü ile boşvermeyi birbirine karıştırmaktadırlar. Çocuk anne babayı rahatsız etmediği müddetçe, çocukla ilgili problem yoktur. Bu tip ailelerde çocuk fiziksel ve duygusal yalnızlığa itilmektedir. Ailenin çocuğa tepkileri düşük seviyededir. Olumsuz sonuçların en yoğun görüldüğü anne baba tutumu olan ihmalkar tarzda, bağlanmanın çoğunlukla güvensiz gerçekleştiği bilinmektedir.

– İtici anne – baba tutumu: Anne – baba çocuktan hoşlanmaz ve ona karşı itici davranırlar. Genelde evlilik dışı bir ilişkiden, istenmeyen bir evlilikten ya da istenmeyen bir zamanda doğan çocuklardır. Çocuğun olumsuz davranışlarını görme eğilimindedirler ve ona karşı önyargılıdırlar. Azar, dayak ilgisizlik, terk etme ya da başka bir yere gönderme tehdidi, aç bırakma ve çocuğa kötü lakaplar takma en çok gözlenen anne – baba davranışlarıdır.

– Aşırı koruyucu anne – baba tutumu: Çocuklarında özyeterlilik duygusunun bulunmadığını düşünürler, Çocuklarının gelişimsel özelliklerini dikkate almazlar, Onlar yetişkin birer birey olsa bile ebeveynler için hala küçük bir çocuk konumundadırlar, Çocuk hep anne – babanın gözetimi altında bulunur (Olips reklamında “Erol” diye bağıran ve onun her şeyiyle ilgilenen anne).

– Yetkinci tutum: Anne babanın çocuktan aşırı başarı beklentisi vardır. Anne baba çocuğun başardıklarıyla yetinmez, onu sürekli başkalarıyla kıyaslar. Çocuktan beklentiler çocuğun yaşına, gelişim düzeyine, yeteneklerine uygun ve gerçekçi değildir. Çocuklar başarılı oldukları oranda sevilirler.

– Tutarsız (dengesiz, kararsız)  anne – baba tutumu: Ebeveynlerin her birinin çocuklara karşı tutumları arasındaki tutarsızlığa işaret eder. Ebeveynlerin tutumlarındaki tutarsızlıklar çocukların da kişilik yapılarında birbirleriyle tutarsızlık arz eden özellikler bulundurmalarına neden olabilir. Çocuklar kimi durumlarda kendilerin güvenirken, kimi durumlara karşı oldukça endişeli olabilirler. Yine bu çocuklar sosyal yaşamlarında bir yandan kolay ilişki kurabilir öte yandan ilişkilerinde olmadık saldırganlıklar, alınganlıklar ve geçimsizce davranışlar gösterebilirler.  – Yetkeci (mükemmeliyetçi) anne – baba tutumu: Çocuğunun her yaptığının kusursuz, hatasız olmasını isterler, Çocuklarının her yaptığını ilk seferinde mükemmel yapmasını beklerler, Çocuklarının yanlış yapmalarına asla izin vermezler ve tahammül edemezler, Yapılan yanlışa aşırı olumsuz tepki verirler, Çocuklarını sürekli olarak başkaları ile kıyaslarlar. Bu çocuklar aşırı titiz ya da tam tersi dağınık çocuklardır. Kendilerine güvenleri yoktur. Başarısızlığa uğradıklarında kolayca hayal kırıklığı yaşarlar. Yanlış yapmaktan korkarlar.

Gelişim Psikolojisi Konu Anlatım Videoları

Gelişim Psikolojisi KPSS’de Çıkmış Soruların Çözüm Videoları

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here