Rehberlik ve Psikolojik Danışma Konu Anlatım Videoları

         i. Otobiyografi: Bireyin kendisi ile ilgili bilgilerin yine kendisi tarafından yazılı olarak ifade edilmesidir. Geçmiş ve şimdiki yaşantısı ile geleceğe ilişkin planlarını anlatmasıdır. Otobiyografide bireyin kendisine ve olaylara bakış açısı ve düşünce tarzı çözümlenmeye çalışılır. Bu yolla bireyin iç dünyasına inmek amaçlanır. Otobiyografiler serbest ya da sınırlı olarak yazdırılabilirler. Sınırlı otobiyografilerde belli bazı konular verilerek öğrencinin bu konular çerçevesinde yazmaları istenir. Otobiyografideki en önemli hata türü “sosyal kabul hatası”dır.

           Otobiyografilerin yorumlanması öznellik taşıdığı için oldukça zordur. Yazılanların yorumlanmasında aşağıdakiler dikkate alınmalıdır:

  • Yazıdaki genel izlenim: Otobiyografide yazılanlar genel anlamda karamsarlık, öfke, kızgınlık veya mutluluk duygularını mı içeriyor? Sorusu bireyin psikolojik durumuna ilişkin bilgiler verebilir.
  • Otobiyografinin kısalığı ya da uzunluğu: Bireyin yazmaya karşı isteksizliği ya da verilen sürenin yeterli olup olmamasıyla ilgili olabilir. Eğer yeterli zaman olduğu halde birey kısa yazmışsa bu onun bazı şeyleri paylaşmak istemediğinin ya da karşısındakine güven duymadığının göstergesi olabilir.
  • Anlatımdaki özen ve tutum: Olayları sırayla ve uygun sözcüklerle anlatmaya çalışan bir bireyin bu yazıyı önemsediği, duygu ve düşüncelerini paylaşmada istekli olduğu söylenebilir. Ancak tam tersi bir anlatım bireyin öz güven eksikliğinden ya da karşıdaki kişiye olan güvensizliğinden kaynaklanmış olabilir.
  • Öyküde yer verilmeyen önemli olaylar ve kişiler: Bireyin özellikle üzerinde durduğu ve özellikle hiç üzerinde durmadığı yaşam dönemleri ya da kişiler var mı? Sorusunun cevabı önemli olabilir. Birey mutsuzluk ya da problem kaynağı olarak gördüğü bir durumu, bir olayı anlatmaktan kaçınmış olabilir.
  • Otobiyografinin genelindeki tutarsızlıklar: Bireyin yaşamına ilişkin olayları saklama çabasından kaynaklanıyor olabilir.

            ii. Arzu (İstek – Dilek) Listesi:Bireye arzularının neler olduğu sorularak bunları listelemesi istenir, bu yolla birey tanınmaya çalışılır. Bireyin doyurulmamış ihtiyaçlarını, açığa vuramadığı duygularını, umut ve beklentilerini ortaya çıkarmak amacıyla düzenlenen sorulardan oluşabilir. Arzu listeleri hazırlanırken öğretmenler veya uzmanlar çocukların gelişim dönemlerini, yaşlarını dikkate alarak uygun sorular sormalıdır. Örneğin, “Bir sihirli güce sahip olsaydınız dış görünüşünüzde ne gibi değişiklikler yapmak isterdiniz?”, “Tekrar dünyaya gelseydiniz nasıl bir kişi olmak isterdiniz?”, sorularını okul öncesi dönemdeki çocuklar yerine ergenlere sormak daha uygun olur. Bunun yanı sıra “Bir dilek perisi çıkıp size üç dileğinizi sorsa ona ne yanıt verirdiniz?”, “Uçan bir halıya binseniz nereye gitmek istersiniz?” soruları ise okul öncesi ve ilköğretim öğrencilerine sorulabilecek nitelikte sorulardır.

            iii. Zaman Cetveli (Günlük):Öğrenci sabah kalktığı andan gece yatıncaya kadar gün boyunca neler yaptığını yazar. Bu sayede gün boyunca en çok ne ile uğraştıkları konusunda bilgi edinmek mümkün olur. Zaman çizelgesi, bireyin zamanını nasıl kullandığı, ders çalışmaya ne kadar zaman ayırdığı, boş zamanı ve hobileri, sosyal faaliyetleri vb. hakkında bilgi verir. Aynı zamanda öğrenciyi zamanı iyi ayarlama ve kullanma konusunda bilinçlendirir. Bu çizelgede zaman, faaliyet ve faaliyete ilişkin duygu ve düşüncelerin yazıldığı üç bölüm olmalıdır.

            iv. Problem Tarama Listesi: Bireye problemlerinin neler olduğu sorularak bunları sıralaması istenir ya da bir liste verilerek işaretlemesi istenir. Bu yolla problemleri öğrenilmeye çalışılır. Problem tarama listesinde genellikle sağlık ve beden, okul ve dersler, ev ve aile yaşamı, arkadaş ilişkileri ve toplum, karşı cins, para, meslek ve gelecek ve kişilikle ilgili sorular sorulur.

            v. Anket: Bireyin belli konularda bilgi, düşünce ve görüşlerinin sorularak alınan cevaplara göre değerlendirme yapılması yöntemidir. Bireyi tanıma amacıyla olduğu kadar veri toplama amacıyla da kullanılabilir. Rehberlik ve psikolojik danışma çalışmalarında anketlerin asıl amacı, öğrencinin kimliğine, ev ve aile durumuna, sağlık durumuna, eğitim ve meslek planlamasına, iş tecrübesine, özel ilgilerine ve boş zaman meraklarına, en az ve en çok sevdiği ders ve faaliyetlere vb. ait bilgi toplamaktır. Bir bakıma soru listesi, toplu dosyadaki çoğu alanlara ait bilgiler toplamaktır. Anketler bireylerin yeteneklerini belirlemek için kullanılmaz.

            vi. Öğrenci Tanıma Fişi (Formu): Öğrenciye ilişkin adı, soyadı, adresi, anne babasının sağlık durumu, eğitim durumu ve bunun gibi temel bilgilerin elde edilmesi amacıyla hazırlanan bir formdur. Bu form çoğunlukla öğrenci okula ilk kez kayıt olduğunda doldurulur ve belli zaman aralıklarıyla sınıf öğretmeni tarafından güncellenir.

            vii. Kime Göre Ben Neyim?: Kişinin kendisinin ve başkasının gözünden kendini nasıl gördüğünü ortaya çıkartmak amacıyla yapılır. Öğrencilere olumlu ya da olumsuz davranış özelliklerinin olduğu bir liste verilir. Her öğrenci, listede yer alan özellikler açısından öğretmenlerinin, ailesinin ve arkadaşlarının kendisini nasıl biri olarak gördüğünü değerlendirir. Öğrencilerin tanımlanan özellikleri, kendilerine uygun görüp görmediklerini belirtmeleri için listede ayrıca “bana göre” değerlendirme bölümü de yer almaktadır.

            Değerlendirmeler sonucunda öğrencinin kendisini nasıl algıladığı (olumlu – olumsuz), işaretlediği ifadelere göre belirlenir. İşaretlemiş olduğu olumsuz ifadelerin sıklığına bağlı olarak kendini olumsuz algıladığı, başkalarının da olumsuz algıladığı düşünülen öğrenciler rehberlik ve psikolojik danışma servisine bildirilir ve gerekiyorsa servisçe danışmaya alınır. Kimdir bu? Tekniği ile birlikte uygulandığında daha verimli sonuçlar elde edilebilir.

            viii. Sosyal Atom Ölçeği (Moreno): Moreno, sosyal atomu, sosyometri kapsamında ortaya atmıştır. Ona göre sosyal evrenin en küçük birimi kişi değil, sosyal atomdur. Bir kişinin sosyal atomuna kendisi, çevresine ise kendisi için önemli olan kişiler yerleştirilir. Üç tür sosyal atom tanımlanır: Kolektif atomlar, bireysel atomlar, psikolojik atomlar. Bir bireyin sosyal atomunda üçü birlikte, iç içe geçmiş şekildedir. Bir kişinin tanıdıkları o kişinin kolektif atomunu oluşturur. Bunlar apartman ya da mahalle komşuları vb. kişilerdir. Atom sahibinin yakın ilişki kurabileceği, ancak henüz kurmamış olduğu kişiler bireysel atomunu oluştururlar. Çok yakın olmayan arkadaşlar gibi. Atom sahibinin karşılıklı olarak çok yakın ilişki kurduğu kimseler de psikolojik atomunu oluştururlar. Bu grupta atom sahibinin aile üyeleri ve çok yakın arkadaşları olabilir.

            Sosyal atomlar dinamik bir yapıya sahiptir ve yaşam boyunca pek çok defa değişebilir. Bireylerin hayatlarının şekillenmesini etkileyen kişilerin belirlenmesini sağlamak için Üstün Dökmen tarafından Sosyal Atom Ölçeği geliştirilmiştir. Bu ölçekte ortaya BEN yazılır ve etrafına iç içe geçmiş çemberler çizilir. Kişiye “Duygusal olarak kendinize yakın hissettiğiniz kişileri, ne ölçüde yakın hissettiğinizi dikkate alarak iç çemberlerin; daha az önemli olanları ise dış çemberlerin üzerine yerleştiriniz” yönergesi verilir. Sosyal atomda en dıştaki daireye yerleştirilen kişilere 1’er puan, en içtekine 7’şer puan olmak üzere tüm dairelere yerleştirilenlere 1 ila 7 arasında puan verilir.

            ix. Yarım Cümle Tamamlama: Bu teknik “Keşke annem …”, “Okulum …” şeklinde yarım bırakılmış cümleleri bireyin tamamlaması esasına dayanır. Bireyin verdiği cevaplar, arzu listesi tekniğinde olduğu gibi, onun doyurulmamış ihtiyaçları, açığa vuramadığı arzu istek ve beklentileri hakkında bilgi verir. Klinik psikologlar tarafından hazırlandığında uygulaması uzmanlık gerektirir. Projektif bir tekniktir.

x. Anı Defteri: Kimi bireyler, en gizli dilek, arzu, sevinç ve üzüntülerini her gün hatıra defteri diye adlandırılan bir deftere yazmaktır. Bireyler için günü gününe tuttukları bu defter, rahatlıkla içlerini dökebilecekleri bir sırdaş olmaktadır. Anı defterleri, öğrencilerin iç dünyalarını öğrenmede oldukça yararlı olabilmektedir. Anı defteri veya hatıra kayıtları son derece önemli ve gizlidir. Öğrencinin izni olmadan bunların okunması gizlilik ilkesini zedeler. Bu nedenle birlikte değerlendirmek ve üzerinde konuşmak için anı defteri, tam bir güven sağlandıktan sonra ve öğrencinin izni ile psikolojik danışman tarafından kullanılabilir. Hatıra kayıtları, çoğu kez sınıf öğretmenlerinin etkinlik alanları dışında kalan derin çözümlemeleri gerektiren yaşantı, duygu ve düşünceleri içermektedir. Onun için sınıf öğretmenlerinin bu araçtan yararlanmaya kalkışmamaları gerekir.

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Konu Anlatım Videoları

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here