Rehberlik ve Psikolojik Danışma Konu Anlatım Videoları

            i. Gözlem: Bireyin ya da grubun davranışlarını herhangi bir ortamda bir süre izleyerek izlenen durumdan yararlanıp belli yargılara ulaşmadır. Gözlem, gözlenen davranışların nedenleri ve dayanakları hakkında bilgi vermez. Sadece var olan durumu ortaya koyar. Gelişigüzel gözlemde herhangi bir plan yapılmaz, amacın saptanmadığı doğal bir ortamda rastlantısal olarak elde edilir. Sistemli gözlemde, neyin nerede, nasıl ve ne zaman gözleneceği önceden planlanır, amaç saptanır ve belli kurallara uyularak gözlem yapılır. Gelişigüzel gözleme göre daha geçerli ve güvenilirdir. Katılımlı gözlemde, gözlemci, gözlenen birey veya grup ile aynı ortamda bulunur ve onlarla birlikte aynı etkinliklere katılır. Katılımsız gözlemde, gözlemci, gözlenen grup veya olayın dışında kalarak grubu veya kişiyi dışarıdan objektif olarak gözler.

Bireyde sıklıkla gözlenen davranışlara tipik davranışlar denir. Bireyde sıklıkla gözlenmeyen ancak son zamanlarda ortaya çıkan kayda değer davranışlara da manidar (anlamlı) davranış denir.

Gözlem yaparken uyulması gereken ilkeler

  • Gözlemi önceden planlamak ve organize etmek gerekir. Gözleme başlamadan önce neyin, nerede, nasıl ve ne kadar sürede gözleneceği açık bir şekilde saptanmalıdır.
  •  Gözlem yapılmadan önce gözlem bilgilerinin nasıl analiz edileceği ve sonuçların nasıl kaydedileceği belirlenmiş olmalıdır.
  • Belli bir zaman süresi içinde yalnız bir kişi gözlenmelidir.
  • Gözlem için o duruma özgü ölçütler kullanılmalıdır. Neyin gözleneceğinin, hangi davranışın inceleneceğinin önceden belirlenmesi (planın yapılması) gerekir.
  • Gözlem belli bir zaman (15 gün veya 1 ay gibi) sürecini kapsayacak biçimde yapılmalıdır.
  • Birey bir bütün olarak gözlenmelidir.
  • Kişi değişen ve doğal konumlar içinde gözlenmelidir. Kişiyi uzun zaman süreci boyunca gözlemekten çok, kısa süreli ve farklı zamanlarda gözlemek, gözlem sonuçlarının geçerliliğini artırır.
  • Gözlemden elde edilen veriler, diğer tekniklerden elde edilen verilerle birleştirilmelidir.
  • Gözlem uygun koşullar içinde yapılmalıdır. Gözlenen kişi gözlendiğinin farkına varmamalıdır.
  • Gözlemler kaydedilirken olayla yorum, öznel olanla nesnel olan birbirine karıştırılmamalıdır.
  • Gözlem kayıtları gözlemden hemen sonra yapılmalıdır, objektif olarak kaydedilmelidir.
  • İnceleme konusu olan özellik için “kritik” sayılabilen davranışlar ayrıca gözlenmelidir.
  • Gözlemci, gözlem verilerini kaydederken, yalnız “gözlenen davranışları” zaman ve yer belirterek ve mümkün olduğu kadar ayrıntılı bir biçimde yazmalı ve öznel genellemeleri ya da değerlendirmelerini gözlem verileriyle karıştırılmamalıdır.
  • Gözlem sonunda bireyin içinde bulunduğu tüm koşullar dikkate alınarak yargıya varılmalı, sonuçlar öğrenciye yardım etmek amacıyla kullanılmalıdır

            ii. Gözlem Listesi (İşaretleme Listeleri): Gözlenecek davranışların var olup olmadığının “evet” veya “hayır” şeklinde cevaplandırılması ve bu şekilde kaydedilmesi tekniğidir. Özellikle okulöncesi eğitimde çocuğun çeşitli alanlarda gelişim özelliklerini izlemek amacıyla kullanılmaktadır. En önemli sınırlılığı, gözlenen davranışın oluşum hızı, sıklığı veya süresi gibi yönlerden bilgi sağlayamamasıdır. Bu nedenle listeler kullanıldığında tarih konularak belli aralıklarla yeniden kullanılıp gelişimler izlenerek bu sınırlılıklar kısmen giderilebilir.

            iii. Derecelendirme Ölçekleri: Bireyde herhangi bir özelliğin ne derecede gözlendiğini belirleme ve bunları sayısal veriler şeklinde ifade etmeyi sağlayan bir tekniktir. Davranışın sıklığı hakkında bilgi verir. Ancak derecelendirme ölçeklerine karışan bazı hatalar vardır. Bunlar:

  • Kişisel Yanlılık (Eğilim) Hatası: Bu hatalar, dereceleyecek kişinin kişilik özelliklerinden kaynaklanır. Genel anlamda, gözlemcinin, değerlendirdiği öğrencilerin tümünü aynı veya benzer derecelere koyması, derecelendirme ölçeğinin tümünü kullanmama eğilimi göstermesi sonucu ortaya çıkar. Bonkörlük hatası, derecelendiren kişinin derecelendirme ölçeğinin sadece pozitif derecelerini kullanma eğilimidir. Cimrilik hatası, derecelendirme ölçeğinin daha çok negatif ucunu kullanma eğilimidir. Merkeze yığılma hatası, dereceleyen kişilerin yanılgıya düşmekten çekinerek, negatif ve pozitif uçlardan kaçınarak, kişileri, derecelendirme ölçeğinin orta derecelerine koyma eğilimidir.
  • Mantık Hatası: Dereceleyecek kişinin bireye ait benzer nitelikleri aynı derecelere koyma eğilimidir. Örneğin, öğrenci başarılı ise onun zeki olduğuna inanılır ve ölçek bu mantıkla işaretlenir. Oysa öğrenci konuları ezberlediği için de başarılı olmuş olabilir. Mantık hatasında derecelenen kişinin sadece benzer özellikleri aynı dereceye konur. Genelleme hatasında ise bireyin tek bir özelliğinden hareketle diğer tüm özelliklerinin (benzeyen ya da benzemeyen) aynı dereceye konması söz konusudur.
  • Gözlem Yetersizliği Hatası: Gözlemcinin, bireyin bir niteliğini derecelendirirken yeterli gözleme sahip olmamasından kaynaklanan hatalardır. Derecelendiren kişiler, bir davranışı gözleme fırsatı bulamamış veya o davranış çeşitli faaliyetler içinde gözlenemiyorsa derecelemeyip boş bırakılmalıdır.
  • Genelleme (Hareleme) Hatası: “Halo/hale etkisi” olarak da bilinir. Bu hata türünde bir niteliğin diğer başka nitelikleri örtmesi, bastırması, onlara da genellenmesi söz konusudur. Bu hata, gözlem yapan kişinin değerlendirdiği bireyle ilgili genel kanısını, görüşünü ve inanışını onun özel niteliklerine genellemesiyle ortaya çıkar. Gözlemci, derecelendirdiği kişi hakkındaki genel kanısı olumlu ise onu yüksek, olumsuz ise düşük derecelere koymaktadır.
  • Anlam Hatası: Bu durum, çoğu kez derecelendirilecek özelliğin iyi anlaşılamamış olmasından kaynaklanır. Birkaç anlama gelen, yorum farklılığı oluşturabilecek ifadeler bu hataya neden olabilir.

Derecelendirme ölçeğine karışan hataları önlemenin bazı yolları vardır:

  • Gözlenecek nitelik birden fazla gözlemci tarafından gözlenmeli.
  • Nitelikler gözle görülür ve gözlemcinin gözleme olanakları içinde olmalı.
  • Ölçekteki dereceler çok sayıda olmamalı.
  • Gözlemci, derecelendirilecek nitelikle ilgili yeterli bilgiye ve gözleme sahip olmalı.

iv. Özellik Kayıt Çizelgesi: Öğrencilerin değişik alanlarındaki özellikleri (liderlik, yaratıcılık vb.) izlenerek yazılır, yani gözlenen özellik yönünden öğrencilerin durumlarını belirlemeye yarar. Gözlem listelerine benzer. Üstün zihin yeteneği, yaratıcılık yeteneği, liderlik özelliği, öğrenme güçlüğü çekenler vb. bu çizelge ile belirlenir. Örneğin resim yapma yeteneği gösteren çocukların özellikleri bir çizelgede sıralanır. Bu özellikler uzmanlarca saptanmış ve hazır form haline getirilmiştir. Öğretmen de öğrencilerini gözler ve çizelgede yer alan özelliklerden hepsini veya çoğunu gösteren öğrencileri belirler. 

            v. Olay Kaydı (Vaka Kaydı – Anekdot): Gözlenen olay ve durumların gözlemcinin yorumu olmadan olduğu gibi kaydedilmesi yöntemidir. Kayıtlar gözlemden hemen sonra yazılmalıdır. Gözlemcinin adı, soyadı, unvanı; gözlenen öğrencinin adı, soyadı, numarası, sınıfı; olayın geçtiği yer ve zaman; gözlenen olayın objektif olarak betimlenmesi; gözlemcinin yorumu ve önerisi için ayrılmış kısımlar vardır. Yeterli sayıda ve koşulda tutulan anekdotlar, bireyin davranış görüntüsü ya da gelişme biçimine ilişkin nesnel ipuçları sağlar.

            vi. Vaka Konferansı: Vaka konferansı bir bireyin davranışlarını daha iyi anlamak ve yorumlamak amacıyla bir grup psikolojik danışmanın ya da uzman personelin bir araya geldiği bir toplantıdır. Karmaşık durumlar gösteren ve ciddi uyum güçlükleri olan bireyler için alınacak psikolojik yardım önlemlerini kararlaştırmak amacıyla vaka konferansı tekniğinden yararlanılır. Uzmanlar öncelikli olarak nedenler ve vaka hakkındaki görüşlerini ortaya koyarlar. Daha sonra nasıl bir çözüm sürecine girileceğine dair ortak bir yaklaşım belirlenir. Çocuğun kendisi ve ailesi bu konferansa katılamaz.

            vii. Vaka incelemesi:Bir kişinin çeşitli özellikleri hakkında mümkün olduğunca ayrıntılı bir biçimde bilgi toplama ve bu bilgileri anlamlı bir biçimde bütünleştirme işidir. Bireyi derinlemesine incelemektir. Vaka incelemesi, özel problemleri, öğrenme güçlüğü, sosyal uyum zorlukları olan ve normal yardımların dışında özel ilgi ve dikkat isteyen bireyler üzerinde uygulanır. Bireyden ve yakın çevresinden elde edilen hayat hikayesinin ötesinde başka tekniklerle elde edilen bilgileri de içerir.

            Çocukların sorunlarını incelerken yararlı ve etkili bir yöntemdir. Çocuklarda gözlenen başarısızlığın ya da davranış bozukluklarının yapısal ve çevresel nedenlerini ortaya çıkarmak, düzeltici önlemleri belirleyebilmek için gereklidir. Genellikle rehberlik ve araştırma merkezlerinde kullanılmaktadır.

            viii. Aile Terapisi:Okullarda öğrencilerin problemlerinin önemli bir kısmı aile içi ilişkilerle ilgili bulunmaktadır. Bundan dolayı aile terapisi çocuğun ailesi ile olan ilişkilerini olumlu yönde geliştirmede önemli bir rol oynamaktadır. Ancak, aile terapisi bu konuda yeterli ve tecrübeli uzmanlar tarafından yapılmalıdır. Aile terapisi, aile ile yapılan, bir tür grupla psikolojik danışmadır. Burada grubu bir birim olarak aile üyeleri oluşturur. Ancak aile terapisinde 9 yaşından küçük çocukların gruba katılmaları genellikle uygun bulunmaz.

            ix. Bibliyoterapi: Sorunlu öğrencilere, sorunlarını çözmeleri için kitap verme ve bu yolla onlara kendi kendilerine sorunlarını fark edip çözme cesareti kazandırma tekniğidir. Örneğin, ergenlik dönemine henüz adım atmış olan ve son zamanlarda sakar davranışlarının arttığından yakınan bir öğrenciye, ergenlik döneminin özelliklerini anlatan bir kitabı okumasını tavsiye etmek.

            x. Sineterapi (film terapisi): Sorunu olan bireylere farklı bir bakış açısı kazandırmak amacıyla sorunuyla ilgili empati kurmasını sağlayacak filmler izletmektir.

xi. Öğrenci Tanıma Fişi: Öğrencileri tanımak bakımından gerekli olan temel tanıtıcı bilgileri (öğrenci kimliği, fotoğrafı, veli ve adres bilgileri, aile yapısı ve ilişkileri, ekonomik durum, toplumsal ilişki, bedensel gelişim ve sağlık durumu, mesleki eğilim, duygusal gelişim, başarı durumu vb.) kısa sürede ve genel hatlarıyla belirlemek amacıyla uygulanır.

Öğrenci kişisel dosyasında bulunması gereken bilgilerin bir bölümü kısa sürede tanıma fişi aracılığıyla öğrencinin kendisinden ya da yakınlarından sağlanabilir. Ancak bu yolla bilgi elde etmeden önce öğrencinin ve velisinin güveni sağlanmış olmalıdır. Yoksa alınan bilgiler içtenlik taşımayabilir. Her okul kendi öğrencilerinin özelliklerini göz önüne alarak bir öğrenci tanıma fişi geliştirebilir.

xii. Toplu Dosya (Öğrenci Gelişim Dosyası): Test ve test dışı yöntemlerle her dönemde toplanan bilgilerin zamanında ve düzenli bir şekilde kaydedildiği dosyalardır. Öğrencilerle ilgili toplanan her türlü bilginin aynen toplandığı bir dosya değil, yalnızca öğrenciye ilişkin değerli bilgilerin sistemli bir şekilde özetlenip düzenlendiği bir dosyadır. Toplu dosyadaki bilgiler okul yöneticilerine, öğretmenlere, velilere ve öğrencilere fayda sağlamakla birlikte bu bilgilerin korunmasına özen gösterilmelidir. Öğrencinin toplu dosyalarına bilgilerin işlenmesi görevi sınıf rehber öğretmenleri ve okul psikolojik danışmanlarına aittir.

Burada yer alan bilgiler öğrencinin herkes tarafından bilinecek yönleri olmakla birlikte, gizli bilgileri de olabilir. Birinci düzey, öğrenciye ait herkese açık bilgilerdir. İkinci düzeyde, sorumlu kişilere verilecek bilgiler yer alır. Eğer veli bilgilere gizlilik kaydı koyduysa tamamen öğrencinin iyiliği için kullanılacağı yöneticileri ikna ettikten sonra, sosyal hizmet uzmanına ve araştırmacılara açıklanabilir. Üçüncü düzey, öğrencinin sınıf içindeki başarı sırası, öğretmenler kurulunun öğrenciye tavsiyesi vb. bilgileri içerir. Bu bilgilere başkaları ulaşmak istediğinde öğrenci veya velinin onayı gerekir. Dördüncü düzey bilgiler, psikolojik inceleme ve psikiyatrik muayene sonuçlarını, tıbbi ve yasal inceleme sonuçlarını içerir. Bu bilgiler gizlidir, hiçbir koşulda ne öğrenciye ne de veliye verilir. Gizlilik derecesi nedeniyle toplu dosyadan ayrı bir yerde saklanması önerilir.

Toplu dosyada öğrencinin kimliğine ait bilgiler ve fotoğraflar; ev ve aile ile ilgili bilgiler; okul başarısı; sağlık ve fiziki gelişim; devam edilmiş olunan diğer okullar; test sonuçları; sınıf dışı etkinlikler; öğrenci plan ve yetkileri; iş tecrübesi; vaka kayıtları; otobiyografi; çevre faaliyetlerine katılması; sonucun izlenmesi gibi bilgiler olmalıdır.

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Konu Anlatım Videoları

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here