Donald Olding Hebb

Hebb – Beyin Temelli Öğrenme Konu Anlatım Videosu

            Hebb, uzun yıllar Lashley ile birlikte çalışmış ve onun birçok ilkesini kabul etmiştir. Lashley, yapmış olduğu çalışmalarda beyin kabuğunun bir parçası hasar gördüğünde, diğer parçanın onun etkinliğini üstlendiğini ortaya koymuştur. Buna eşit güçlülük adını vermiştir.

Öğrenmeyi, insan beynindeki hücreler (nöronlar) arasındaki sinaps bağlara göre açıklayan ve öğrenme sürecini beyin temelli olarak ele alan bir yaklaşımdır. Buna göre herhangi bir konuda beyinde meydana gelen öğrenmede nöronlar arasında kurulan sinaps bağların etkisi ve gücü önemlidir. Birey, birbiriyle ilişkilenmiş sinir ağları ile dünyaya gelir. Bu sinirsel ağ, duyusal yaşantılar yoluyla organize olur ve böylece insanın çevreyle etkili iletişim kurmasını sağlar. Yaşantı geçirdiğimiz her çevresel objenin, karmaşık bir beyin hücresi grubunu uyardığı bilinmektedir. Bu karmaşık nöron grubuna hücre kümeleri adını vermektedir. Zihnimizde yer alan tüm hücre kümeleri birbiriyle ilişkilidir. Hücre kümeleri, birbiri ardına gelen olayların gerçekleşmesi halinde birbirlerine bağlanır, yani aralarında bir bağ oluşur. Hebb bu olaya faz ardışıklığı (ardışık safha) demiştir. Faz ardışıklığı, birbiriyle bağlantılı olan hücre topluluğu serisidir. Bir kez oluştuğunda iç ya da dış uyarıcılarla ateşlenebilir. 

            Vücutta bulunan her hücre farklı bir dokuyu oluşturur. Beyin ve sinir sistemini oluşturan nöronlar, dendrit, hücre gövdesi, akson ve akson uzantılarının uçlarından yani sinapslardan oluşmaktadır.

            Nöronlar gördükleri işlere göre üç kısma ayrılır.

  1. Duyusal nöronlar: Çevreden gelen uyarımları sinir merkezine götürür.
  2. Devimsel (motor) nöronlar: Sinir merkezinden çıkan emirleri kaslara iletir.
  3. Birleştirici nöronlar: Duyusal ve devimsel nöronlar arasında iletişimi sağlar. 

Hebb, uyarıcı açısından zenginleştirilmiş çevrenin, organizma üzerinde entelektüel, algısal, duyusal her alanda olumlu etki oluşturduğunu belirtir. Öğrenmeyi ikiye ayırır:

  • Hücre kümeleri ve ardışık safha öğrenmeleri (çocukluk yıllarında gerçekleşen öğrenmeler),
  • Yaratıcı ve içgörüsel öğrenmeler (yetişkinlik yıllarında gerçekleşen öğrenmeler).

         Beyin temelli öğrenmenin ilkeleri:

  • Beyin, paralel bir işlemcidir. Aynı anda birden fazla işi yapabilir. Bu nedenle çok sayıda duyu organı kullanılmalıdır. Göze ve kulağa hitap eden eğitim araçları (bilgisayar, televizyon, gösteri vb.) kullanılmalıdır.
    • Öğrenme zengin uyarıcı çevrede gerçekleştirilmelidir. Öğrenme, nesne ve olayların bulunduğu doğal ortamlarda gerçekleştirilmelidir.
    • Öğrenme fizyolojik bir olaydır. Stres, ilaç alımı, alışkanlıklar, beslenme vb. öğrenmeyi etkiler.
    • Anlam arayışı içseldir. Anlamlandırma kendiliğinden gerçekleşir. Öğrencilerin keşfetme, tartışma, yenilik ihtiyaçlarına uygun düzenlemeler yapılmalıdır.
    • Anlam arayışı örüntülemeyle oluşur. Bilgi, anlamlı bir şekilde organize edilir ve sınıflandırılır.
    • Örüntülemede duyguların payı büyüktür. Duygular ve biliş birbirinden ayrılmaz bir bütündür. Öğretmenler öğrencilerinin duygularını dikkate almalıdırlar. İşbirlikli öğrenme ortamları bu ilkeyi destekler.
    • Beyin, parçaları ve bütünleri ile aynı zamanda işler. Beynin sol bölümü (sözel, mantıksal, ayrıntıcı, yakınsak, analitik, matematiksel) ile sağ bölümü (görsel, uzamsal, hayalci, yaratıcı, sezgisel, ıraksak, müzik, sentez) bir bütün olarak çalışır.
    • Öğrenme hem çevresel algıyı hem de odaklanmış dikkati gerektirir. Öğrencilerin öğrenmeleri için kendilerine sunula bilginin yanı sıra, içinde bulundukları ortam da öğrenmelerini etkiler. Lazanov bu süreci “çift düzlemlilik” olarak açıklar. Öğretmenler, eğitim ortamını en iyi öğrenmeyi sağlayacak şekilde düzenlemelidirler.
    • Öğrenme bilinçli ve bilinç dışı süreçleri içerir. Öğrendiklerimizin toplamı, bilinçli olarak aldıklarımızdan çok daha fazladır. Aktif katılımın yanında gizil öğrenmeler de gerçekleşir.
    • “Uzamsal bellek sistemi” ve “alansal bellek sistemi” olmak üzere en az iki tür belleğimiz vardır. Tekrar gerektirmeyen ve kısa süre önce yapılanları hatırlamayı sağlayan bellek alansal bellek sistemidir. Eğitimde birçok tekrar gerektiren durumlar vardır. Bu durumlarda da uzamsal bellek sistemine ihtiyaç duyarız.
    • Olgu ve beceriler uzamsal bellekte yapılandırılmaktadır. Yaparak yaşayarak öğrenme (karikatürize örnekler vermek, drama, tiyatro, gezi vb.) öğrenmenin kalıcılığını arttırmakta ve hatırlanmasını kolaylaştırmaktadır.

Öğrenme teşvikle artar, korku ve tehditle azalır. Öğretmenler sınıf ortamında içsel motivasyonu sağlamalı, demokratik bir sınıf ortamı oluşturmalıdırlar. Günümüzde yapılan araştırmalar bireylerin vücut sıcaklığı, kalp atış hızı gibi içsel fonksiyonlarını içsel koşullama yoluyla kontrol edebileceklerini ortaya çıkarmıştır.

  • Her beyin tektir, kendisine özgüdür. Öğretim sürecinde bireysel farklılıklara saygı duyulmalı ve dikkate alınmalıdır.

Unutma: Uzun süreli bellekteki bilgiye ulaşılamaması durumu ya da bilginin kısa süreli belleğe etkili olarak çağrılamaması durumudur. Sözel öğrenmeler diğerlerine göre daha kolay unutulur. Unutma, aşağıdaki durumlarda ve şekillerde olur:

  • Kullanılmayan bilgiler giderek unutulur.
    • Hatırlanmaya çalışılan bilgi ile araya başka bilgilerin girmesi (araya girme teorisi).
    • İyi öğrenilmeyen, zihinde iyi yerleşmemiş bilgiler giderek unutulur.
    • Birey “işine gelmeyen” olay ve nesneleri unutur (bilinç dışına iter).
    • Yeni bilgi önceki bilgiyi unutturabilir (geriye ket vurma).
    • Baskı altında tutulan bilgiler unutulur.
    • Ceza tehdidi bilgiyi unutturur.

Beyin Temelli Öğrenme (Caine – Caine)

            Beyin temelli öğrenme, beynimizin yapısını ve işleyişini yani nasıl çalıştığını anlayarak öğrenmeyi maksimum seviyeye çıkarmayı amaçlayan öğrenci merkezli bir yaklaşımdır. Eğitim sürecinde anlamlı öğrenmenin gerçekleştirilebilmesinin temel şartı, beynimizin işleyişinin bazı kuralları olduğunu bilmek ve bunları kabul etmektir. Beynin işleyişinin kurallarını öğrenen bir kişi, gerçekleştireceği her yeni öğrenmeyi öğrenci öğrenmeleriyle ilişkilendirerek daha anlamlı, daha kalıcı öğrenmeler sağlayacaktır.

Hebb – Beyin Temelli Öğrenme Konu Anlatım Videosu

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here