Piaget – Ahlak Gelişimi Kuramı ve Çıkmış Soruların Çözümü Videosu

Gelişim Psikolojisi KPSS’de Çıkmış Soruların Çözüm Videoları

Çocukların bilişsel ve kişilik gelişimleri yetişkinlerden farklılık gösterdiği gibi ahlaki düşünme gücü de farklıdır. Piaget, çocukların ahlak gelişimlerini anlamada, kuralları nasıl yorumladıklarını öğrenmenin önemli olduğunu düşünmüştür. Çocukların ahlak gelişim özelliklerini onların oyunlarını gözleyerek açıklamaya çalışmıştır. Piaget, çocuğun bilişsel gelişimi ile ahlaki yargıları arasında ilişki olduğuna inanmaktadır.

Piaget’ye göre okul öncesi dönemde, çocuklarda kural kavramı olmadığından, bu dönemde ahlak söz konusu değildir. Bu nedenle ahlak gelişimi, çocuğun işlem öncesi dönemden, somut işlemler dönemine geçtiği 6 yaşa kadar başlamaz. Bu evrede çocuklar yetişkin otoritesine körü körüne bir bağlılık gösterirler. Çocuk, otoritenin koyduğu kuralların mantığını da pek anlamaz.

Ahlak gelişiminde üst düzeye ulaşabilmek için üst düzeyde bilişsel gelişime ihtiyaç duyulur. Ancak tersi doğru değildir. Yani:

  • Üst düzey ahlaka ulaşmış herkes, üst düzey bilişsel gelişime kesinlikle sahiptir.
  • Üst düzey bilişsel gelişime ulaşmış herkes, üst düzey ahlaka sahiptir denilemez.

Piaget, ahlak gelişimini iki dönemde incelemektedir:

  1. Dışsal kurallara bağlılık dönemi (Ahlaki gerçeklik – Heteronom ahlak) (6 – 10 yaş)

Bu dönem, 6 – 10 yaş arasını kapsamaktadır. Heteronom, başkalarının yasalarına boyun eğmek anlamına gelir. Çocuk ahlaki yargılarda dışa bağımlıdır. Kurallar dışarıdan konulur ve kuralların değişmezliğine inanmaktadır, kurallara uymayanların otomatik olarak cezalandırılması gerektiğini düşünür. Kayıtsız şartsız otoriteye uyma söz konusudur. Bu dönemde çocuğa ebeveyni ve diğer yetişkinler tarafından ne yapması ve ne yapmaması gerektiği söylenir. Kurallara uymamasının doğal sonucunun cezalandırılmak olduğuna inanır. Yargı, sadece sınırlı olarak gözlenen gerçeklere dayalıdır ve kural ihlalinde ceza, otomatik olarak verilmelidir. Davranışın gerisindeki nedenler, niyet dikkate alınmaz. Böyle bir mantık çocukların, kuralların kesin ve değişmez olduğuna inanmalarına neden olur. Ancak otorite olmadığında kurala uymayabilirler. Davranışların temelinde ödüle ulaşmak veya cezadan kaçınmak yatar. Objektif sorumluluk gelişir; bir eylem görünürdeki sonuçlarına göre yargılanır.

  • Ahlaki özerklik dönemi (Ahlaki görecelik – Otonom ahlak) (11 – + yaş)

Bu dönemde, çocuğun sosyal dünyası giderek artan akran gruplarıyla genişlemiştir. Otonom, çocuğun kendi yasalarına, kurallarına uyması anlamına gelir. Çocuğun sürekli diğer çocuklarla etkileşimde bulunması ve işbirliği yapması, kurallar hakkındaki fikirlerinin değişmesine zemin oluşturur ve ahlak ilkeleri değişmeye başlar. Çocuğun ahlaki değerleri görelilik kazanır. Kuralların insanlar tarafından oluşturulduğu ve gerektiğinde değiştirilebileceği bilincine ulaşır. Ceza, artık kuralların ihlal edilmesiyle otomatik olarak uygulanması gereken bir durum değildir. Kuralların ihlal edilme nedenleri de önemlidir. Diğer bir deyişle, yargıda bulunurken kuralları ihlal edenlerin niyetleri ve içinde bulundukları durumlar da dikkate alınır. Birey için adalet, eşitlik, insan hakları önemlidir, kaynaklar eşit ve adil dağıtılmalıdır. Ayrıca subjektif sorumluluk gelişir; eylemler niyetlere göre yargılanır. Bir çocuğun “kasıtlı – kasıtsız” davranış ayrımı yapması ile bu ayrımı ahlaki yargıya varmak için kullanması, birbirinden farklı konulardır. Çocuklar davranışa ilişkin bu ayrımı ilk çocukluk yıllarında (2 – 6 yaş) gerçekleştirirken, bunu ahlaki yargıya ulaşabilmek için kullanmaları (ahlaki muhakeme) son çocukluk yıllarıyla birlikte (6 – 12 yaş) mümkündür.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here